Yüzakı Dergisi, 150. sayısında rahmet insanı olmayı dosya konusu olarak işliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığının bu haftaki hutbesi "RAHMAN’A HAS KUL OLABİLMEK" başlığı ile yayınlandı. Allah'a (c.c.) layık bir kul ve Peygamber Efendimize (s.a.v) layık bir ümmet olma yolunda bir müminin sahip olması gereken hasletlere değindi.
Sabır, imanını koruması için müslümanın en büyük sığınağı ve silahıdır. Aşağıdaki hadiste, sabrın en çâresiz ortamlarda bile gerekli ve sonucunun gerçekten fevkalâde büyük ve memnuniyet verici olduğuna dikkat çekilmektedir.
Yüzakı Dergisi 147. sayısı "Üç Aylar... Mü'minlerin Rahmet Kimliği: Merhamet" kapağı ile çıktı.
Her şeye rağmen bir kere kızmış olan kimseyi teskin etmek için ne yapılması gerekir? Bu sorunun cevabını aşağıdaki hadiste bulabilirsiniz.
Rabbimizin rahmet deryasının coştuğu üç aylar olarak isimlendirilen günler, geceler ve kandillere kavuşmak üzereyiz. İşte üç ayların önemi...
Bütün kullarını rahmet ve şefkatiyle kucaklayan Cenâb-ı Hakk’ın, kâfirleri de tövbe yoluyla temize çıkarıp cennetine alabileceği bu hadîs-i şerîfle ortaya konmaktadır.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yaptığı yağmur duâsı.
Cemaatle kılınan namaza, tek başına kılınan namazdan yirmi küsur, bazı rivayetlerde yirmi beş, hatta yirmi yedi misli sevap veriliyor. Cemaatle namaz kılmak üzere mescide gitmek ve orada namaz vaktini beklemek, insana büyük sevaplar kazandırır.
Cemaat, birlik ve topluluk anlamına gelen bir kavramdır. Din-i İslâm, ruhbanlık dini değil, cemaat dinidir. Mü’minlerin, birbirinden kopuk tek tek yaşayan kimseler değil, birbirine kenetlenmiş tuğlalar misali bir bütünlük oluşturması esastır.