İnsanlara hizmet etmenin fazileti, merhametin hakikati ve Gazze ile hemhal olmanın müminler için taşıdığı sorumluluk üzerinde duruluyor.
Allah aşkı, imtihan, teslimiyet ve nefis terbiyesi ışığında hakiki kazanca giden yol; Kur’an ayetleri ve hikmetli sözlerle anlatılıyor.
Gazze’nin yiğit insanları zulme meydan okuyor: Şehadet ve iman nuruyla dünyaya en büyük insanlık dersini veriyorlar.
Modern hayatın gürültüsü, insanı manevî oksijenden mahrum bıraktı; anlam, huzur ve istikamet kayboldu. Bu yazı, modern insanın yaşadığı nefes darlığını ve İslâm’ın insanlığa yeniden hayat veren ilâhî çağrısını tefekkür diliyle ele alıyor.
İnsanoğlu, nur ile nar arasında nasıl bir imtihan veriyor; zulüm ve adalet, zulmet ve rahmet arasındaki dengeyi nasıl kurabilir?
Mavi Marmara’dan Sumud’a: Bir gemiyle başlayan direniş, nasıl oldu da tüm dünyada vicdanları birleştiren bir iman ve merhamet hareketine dönüştü?
Kalplerimizi kirleten nefsani isteklerden nasıl arınırız? Manevi yolculukta iç temizliğin önemi nedir? Hz. Mevlânâ’dan Hz. Şems’e, evliyaların izinden giderek nefsi terbiye etmenin sırları...
Modern çağın karanlığına, şeytanın fısıltılarına ve nefsin tuzaklarına karşı Müslüman nasıl bir direniş göstermeli?
Allah Teâlâ bizim önümüze sonsuz bir gök sofrası sermiş ve hayat suyu ikram etmiştir. Fakat katılmayı arzu edemedik. Bedenimizi beslemeyi hiç unutmazken ruhumuzu beslemeye ilgisiz kaldık. Göklere yükselme teklifi gelmişken, sıkılmışlık ve sıradanlık içinde kalmayı tercih ettik. Bu nedenle, kalbimiz yumuşamıyor ve ruhumuz yükselmiyor.
Gazze bu hâldeyken ümmet neden birleşmiyor? Gazze soykırımında Müslümanların sessizliğinin sebebi…