peygamber efendimiz

Sohbetteki Feyz ve Ruhaniyeti Neden Kaybediyoruz?

Ashâb-ı kirâm, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sohbet sünnetini aynen devam ettirmiş ve buna çok ehemmiyet vermişlerdir. Efendimiz'in, ashabına yaptığı sohbette sahabeler manen doluyor fakat dünyevî maîşetle meşgûl olmaya daldıklarında da sohbette duyduklarının pek çoğunu unutuyorlardı.

Peygamberimizin Ayakta Yaptığı Konuşma

Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bize ikindi namazını gün akşama iyice meyletmeden kıldırdı. Sonra ayağa kalkıp bir konuşma yaptı. Bu hitâbesinde, kıyâmet kopuncaya kadar olacak her şeyi bize haber verdi.

Ashab-ı Kiramın İlgi Gösterdiği Meclis

Peygamber Efendimiz ashâbıyla nasıl ilgilendi, onlar için ne gibi fedâkârlıklara katlandı ve ashâb-ı kirâm O’nun sohbet meclisine nasıl rağbet etti?.. 

Tarihte Bir Benzeri Olmayan İnceleme

Sünnet’e ait bilgi ve belgeler demek olan hadislerin, sened ve metin denilen iki ana bölümden meydana geliyor. Bu belgelerin gerçekten Hz. Peygamber tarafından söylenmiş sözleri veya işlenmiş fiilleri bize yansıtıp yansıtmadığını anlamak için yapılması gereken iş, bu bilgileri bize nakleden kişilerin güvenilirlik açısından tetkik edilmesidir. Bir başka ifade ile, hadis râvilerinin niteliklerinin araştırılmasıdır.

Nebevî Eğitim Metodu

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sahâbe-i kirâmı sohbetle yetiştirmiştir. Bu hususta pek çok misâl vardır. Bunların bir kısmı şöyle...

Ayet ve Hadislerle Ümmetin Selameti İçin Dualar

Ayet-i Kerîmede buyrulur: “...Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!..." (Furkan Sûresi, 77) Kur'an'ı Kerim'de geçen, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in ve Allah dostlarının tavsiye ettiği dualardan birkaçını sizler için bir araya getirdik.

Sohbet ve Âdâbı

Manevî eğitimde insanın rûhuna ve kalbine tesir maksadıyla başvurulan vâsıtaların başında “sohbet” gelir. Sohbet, Rasûlullah -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz’in en mühim terbiye ve tezkiye metotlarındandır. O, ashâbını sohbetle yetiştirmiştir.

Sünnete Yöneltilen İtirazlar

İslâm tarihi içinde sünneti kaynak olarak kabul etmeyip inkâr eden herhangi bir mezhep mevcut olmamıştır. Sünnetin şer’î delillerden olduğu herkes tarafından kabul edilmiştir. Ancak sünneti prensip olarak kabul etmekle beraber, onun yazılı belgeleri demek olan hadislere  yer yer itiraz eden kişi ve gruplara rastlana gelmiştir. Bu itirazlara gerekçe olarak da Kur’ân-ı Kerîm’in ön plana çıkarıldığı görülmektedir.

Sünnetin Müslümanların Hayatındaki Bağlayıcılığı

Sünnetin bir bütün ve kavram olarak bağlayıcılığı kesindir. Peygamber’e uymayı, verdiği hükme razı olmayı, onun hükmü karşısında mü’minlere seçim hakkı tanınmadığını belirleyen âyetler, sünnetin müslümanların hayatındaki etkin ve bağlayıcı rolünü ortaya koymaktadır.

Allah'ın Sevdiği ve Razı Olduğu Kullar

Cenâb-ı Hak, sevdiği ve râzı olduğu müttakî kullarından bahsederken, onların günahlarından hemen tevbe ettiklerini ve günahta aslâ ısrar etmediklerini şöyle haber veriyor.