Hadîs-i şerifler ve onların rivayeti hususunda tavırlarını gördüğümüz İslam büyükleri, Peygamber Efendimiz'in "nesillerin en hayırlısı" diye övdüğü ashab, tabiîn ve tebeu't-tabiîn alimleridir. Bu büyük alimler, her konuda olduğu gibi hadislere saygı gösterme hususunda da örnek almamız gereken şahsiyetlerdir.
Nebiyy-i Muhterem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼe salât ü selâm getirmek, mü’minler için ilâhî bir emirdir. Ve her salavât-ı şerîfe, bizi O Gönüller Sultânı’na yaklaştıran bir vesîledir.
Tarihte, hayatının tamamı en ince teferruâtına kadar tespit edilebilen tek Peygamber ve tek insan, Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir.
"Halk içinde iyi muâmele yapmaya en ziyade lâyık olan kimdir?" Peygamber Efendimiz (sellallahu aleyhi vesellem) bu soruyu cevaplıyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebubekir'in Mekke'den kaçarak sığındıkları Sevr mağarasında beklerken müşrikler Sevr mağarasının ağzına kadar geldiler ve onlar da endişeye kapıldılar. Efendimiz Hz. Ebubekir'e «Üzülme, Allâh bizimle berâberdir!» diyordu; Allâh da O’na sekînetini indirmiş, görmediğiniz askerlerle O’nu desteklemişti.
Nefisle mücâdelede muvaffak olmak için zikre devam ve teslîmiyet şarttır. Nefisle cihad en büyük cihaddır. Çünkü o bitip tükenmeyen ve ardı arkası kesilmeyen ve ölünceye kadar yapılan bir mücâdeledir.
“Peygamber mesleği” sayılabilecek kadar kıymetli ve ulvî bir hizmettir eğitim hizmeti. Bir eğitimcide bulunması gereken 9 temel vasıf ise şöyledir...
Duâları kabul eden Allah Teâlâ’dır. O’nun esmâ-i hüsnâsından / en güzel isimlerinden biri de «اَلْمُج۪يب el-Mücîb / Duâlara icâbet eden»dir.
Allâh’ı seven, Allâh’ın da kendisini sevmesini isteyen; Kâinâtın Fahr-i Ebedîsiʼne muhabbetle itaat etmelidir. Çünkü O’na itaat, hakîkatte Cenâb-ı Hakk’a itaattir.
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, insanlığın önünde bir “Sirâc-ı Münîr”, yani karanlıkları aydınlatan bir ebediyet kandili.