Meşhur Fransız edîbi Pierre Loti, dîni, kültürü ve ırkı başka olduğu hâlde İstanbul’da yaşayan Türkler’in, İslâmî, nezih ahlâk ve âdâblarının hayranı olmuş dâimâ yazılarında bu duyguları tasvir etmiştir.
Azîz Mahmûd Hüdâyî’nin himmeti, 1. Ahmed Han üzerinde ömür boyu devam etmiştir. İşte şu hâdise onlardan biri olarak tarihe geçmiştir.
Edirne'nin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla verilen ilk kutlama yemeğinin menüsü, 93 yıl sonra gün yüzüne çıktı.
Araştırmacı-yazar Fahri Sarrafoğlu, ecdad yadigârı çini tabakların özelliklerini anlatıyor...
Suriye’de ağır saldırı altındaki Türkmen Dağı düştü. 15 gündür Bayır-Bucak’a saldıran Rusya-Esed-İran-Hizbullah güçleri yüzlerce yıldır Türkmen toprağı olan Bayır-Bucak genelinde hakimiyet kurdu. Bölgedeki 25 bin sivil, katliam tehdidiyle yüz yüze!
“Temizlik îmânın yarısıdır!” (Müslim, Tahâret, 1) hadîs-i şerîfini nefis hüsn-i hatlarla yazarak evlerinin ve ibadethânelerin duvarlarına asan Osmanlılar, bu hakîkati daha ziyâde gönüllerine yerleştirerek kendilerine şiâr ve düstur edinmişlerdir.
I. Ahmed Han zamanı, devletin toprak genişliği bakımından doruk noktasında olduğu bir devirdir. Dünya kralları, bu devletin ihtişâmı karşısında eğiliyor ve sadrâzamların eliyle tâc giyiyorlardı. Osmanlı'daki hürriyet Batılı yazarların kitaplarına konu oluyordu...
Şâhid olduğu büyük kerâmeti üzerine Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin mânevî terbiyesine giren 1. Ahmed Han, bu mânevî takviye ile şahsiyetinin kemâline ulaştı. Böylece fenâ fi’ş-şeyh olup onunla âdeta aynîleşti.
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e dâsitânî bir muhabbet âbidesi Sultan 1. Ahmed Han (1590-1617) on dördüncü Osmanlı pâdişâhıdır.
Bu ve emsâli zâtlar, derin, mehtaplı bir gece gibi Devlet-i Aliyye semâsının gönüllere yansıyan pırıltılı yıldızları olmuştur. Yetiştirdikleri insanlarla bu cihan sathında nice misilsiz fazîlet numûneleri sergilemişlerdir. İşte onlardan bazıları...