Cenâb-ı Hak bütün ilimleri, kendisinin bilinmesine bir vâsıta olarak halk etmiştir. Diri kalpler için her ilim; sebepten müsebbibe, eserden müessire, sanattan sanatkâra götüren bir vesîledir.
Sultan 2. Murad Hân’ın kazandığı en parlak zafer 2. Kosova harbidir. Zira bu harp neticesinde haçlıların taarruz irâde ve kâbiliyeti tamamen kırılmış ve 150 sene yerlerinden kıpırdayamayacak bir hâle gelmişlerdir.
Kâinâta ibret nazarıyla bakan her göz, onda bu âyet-i kerîmelerin sayısız tezâhür sahnelerini seyreder.
Ecdâdımız, kabristanları şehir içlerinde ve bilhassa câmi önlerinde yapmışlardır ki, orada sık sık kendi istikballerini tefekkür etsinler. Dünya hayatının fânîliğini yakînen hissetsinler de âhireti unutmasınlar. Gençliklerine, sıhhatlerine, güç-kuvvetlerine aldanıp kendilerini dünyada kalıcı zannetmesinler. Boş ve faydasız şeylerden yüz çevirsinler. Asıl gerekli olan âhiret sermâyesini bir an evvel tedârik etmenin gayretine girsinler.
Âhiretin sonsuzluğu karşısında deryadan bir damla hükmünde olan hayat, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî bir hakîkattir. O hâlde “Hayat nedir?” suâline, sadece toprağın rutubeti ve mezar taşlarının katı sessizliği cevap olarak yükselecekse, böyle bir gafletle ziyân edilmiş fânî bir hayattan daha acı ne olabilir?.. Fânî hayat çarşısının en son giysisi olan kefen, bir gün mutlakâ herkesi saracak ve ölüm vâkıası, bütün fânî alışverişlere, zevklere, câzibelere ve aldatıcı yaldızlara iptal mührünü vuracaktır! O noktadan sonra yarına yönelik bir şey yapmak artık imkânsız, nedâmet duymaksa faydasızdır. Dolayısıyla bizi mahşer gününde kurtuluşa erdirecek bir hesaba hazırlık için, gün, bugündür…
Varna Seferinden evvel Murad Han, iki rekât namaz kılıp ellerini semâya kaldırdı ve cân u gönülden şu duâyı yaptı...
Tekrar tekrar tevbeden dönmek, âhiret hayatını karartacak bir âfettir. Bu nevî tevbeye muhtaç tevbelerden Allâh’a sığınmak gerekir.
Her dünyaya gelen, vakti, saati, sayılı nefesleri tamamlandıktan sonra ebedî hayata intikal edecektir. Ne mutlu o kimseye ki, hayatını Hak yolunda ifâ etmiş ve yüzünün akıyla âhirete göçmüştür...
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in mübârek şehri Medine-i Münevvere'den Ramazan Bayramına Özel Mesaj Yayınladı.