Osman Nuri Topbaş

Peygamber Efendimizin Mucizesi

Zamanla insanlar tarafından bozulan ilâhî vahyin muhtevâsını, yeni bir peygamber gönderip ictimâî gelişmeye uygun birtakım hükümlerin ilâvesiyle tekrar teblîğ etmek, Cenâb-ı Hakk’ın âdetidir. Bu keyfiyet, Âdem (as)’dan son peygamber Hz.Muhammed Mustafâ (sav)’e kadar hep bu minvâl üzere devâm etmiştir.

Minnettar Olunacak İnsan

Hizmet ehli, her şeyden önce hizmetin kendisi için büyük bir nîmet ve lûtuf ol­du­ğu­nu dü­şün­me­li ve bu­nu hiz­me­tin bi­rin­ci düsturu ka­bul et­me­li­dir. Ayrıca nîmetin de­va­mı­nın şü­kür­le kā­im ol­du­ğu­nu id­râk ede­rek, Rabbi­ne kar­şı hamdini ve şü­krünü artırma gayreti içe­ri­sin­de bu­lun­ma­lı­dır.

Rahmetin Tecelli Ettiği Kullar Kimlerdir?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi rahmetin tecelli ettiği kulların vasıflarını anlatıyor.

İtaat Etme Keyfiyeti

İnsanlar ve cinler değil, hayvânat ve hattâ cemâdâta kadar bütün varlıklar, yüzü suyu hürmetine yaratıldıkları Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i ilâhî bir sır ile tanırlar. O’na sonsuz bir muhabbetle kayıtsız şartsız itaat ederler. Fakat dünya hayâtındaki imtihan sırrına binâen insanoğlunun gözlerine çekilen gayb perdesi, bunun farkedilmesine çoğu zaman mânî olur.

Hz. Mevlânâ'dan Düşündüren Hikâye

Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, cansız varlıkların (cemâdât) ilâhî emre itaat etmelerini veciz bir şekilde anlatır.

Osmanlı'nın İnsanı Yaşatan Kurumu

Hazret-i Pey­gam­ber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve O’nun seç­kin sa­ha­bî­le­ri­nin yü­rü­dü­ğü yo­lu tâ­kip et­mek­te bü­yük bir di­râ­yet ve has­sâ­si­yet gös­ter­miş olan Os­man­lı­lar, ken­di dö­nem­le­ri­ne ge­lin­ce­ye ka­dar bel­li bir öl­çü­de de­vam et­miş olan va­kıf te­sis et­me fa­zî­le­tin­de zir­ve­ye ulaş­mış­lar­dır.

Hz. Peygambere Böyle Sevgi Görülmedi

Allâh Rasûlü’nün sevgi ve muhabbetle dolu örnek hayatını, kendi hayatımıza tatbik etmeliyiz.

Hizmetin Birinci Düsturu!

Hiz­met­te mu­vaf­fak ola­bil­mek için; ilim, ir­fan, li­yâ­kat, va­kar, hâlis bir niyet, sağ­lam bir ka­rak­ter ve şah­si­yet sahi­bi ol­mak za­rû­rî­dir. Bu­nun zıd­dı­na, sami­miyetsiz ve gâ­fi­lâ­ne ya­pı­lan hiz­met­ler­den de ha­yır­lı ve be­re­ket­li bir ne­ti­ce beklemek beyhûdedir.

Hz. Hamza'nın Ciğerini Yiyen Kadın Nasıl Müslüman Oldu?

Hz. Hind Binti Utbe, kadın sahâbîlerden. Mekke kâfirlerinden Utbe bin Rebi’a bin Abd-i Şemsî bin Abd-i Menâf kızı, Ebû Süfyânın hanımıdır. Hazreti Mu’âviyenin annesidir.

Hizmette 'adap ve Ölçü' Nasıl Olmalı?

Hizmet eden kişinin gönlü, münbit bir toprak gibi olmalıdır. Toprağın üzerinde gezen canlılar, onu çiğner ve cürûfunu da oraya dökerler. Fakat toprak, bu cürûfun hepsini temizler ve birbirinden güzel nebatlar bitirerek üzerinde dolaşan bütün mahlûkâtı besler.