Cemiyeti bir şefkat ağı gibi bürüyen bütün vakıflar, gerçekte Müslümanların ortaya çıkarıp geliştirdiği örnek bir insan tipiyle, insanlığa sunulan huzur ve mutluluğun müstesnâ tezâhürleridir.
“Allah kimseyi hastane köşelerine düşürmesin” sözü oldukça sık kullanılan bir deyim. Peki kapısından girenin çıkmak istemediği bir hastane var denilse ne düşünürsünüz?
İnsanları yüzüstü Cehenneme sürükleyen şey nedir?
Mü’min, söylemiş olduğu sözlerin ilâhî kameralar tarafından dâimâ kaydedildiğini aslâ unutmamalıdır.
Dünyayı âhirete hazırlık mekânı, âhireti de bu dünyanın devamı kabûl eden İslâm, bu iki âlem arasında beden-rûh, madde-mânâ bakımından en güzel ve mükemmel dengeyi kurmuş, böylece âhenkli ve müreffeh bir cemiyetin en sağlam zeminini oluşturmuştur.
“Allah tektir, teki sever” ne demektir?
Îman; Allâh’a samimî bir muhabbetle bağlılıktır.
Mânevî terbiyenin gâyesi, kişiye dâimâ ilâhî kameralar altında olduğu şuurunu kazandırmaktır. Bu sâyede nezâket, zarâfet, edep ve hayâ gibi yüksek hasletleri, onun tabiat-ı asliyesi kılabilmektir.
Musa Topbaş Hocaefendi'nin hayatından misallerle; gençlere vatan ve millet sevgisi nasıl kazandırılır?
En büyük edep, Cenâb-ı Hakk’ın zâtına karşı tâzîm göstermektir. Bunun da en güzel tezâhürü, ibâdetlerde kendini gösterir.