Ramazân-ı Şerîf, sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; kalbin, aklın ve hayatın yeniden inşâ edildiği müstesnâ bir diriliş mevsimidir. Bu mübârek ay, bir mü’minin bütün senesine yayılması gereken mânevî bir iklim sunar.
Evladını kaybeden bir annenin sabrı ve Allah Rasûlü’nün rahmet gözyaşları... Merhamet isyan mıdır? Kadere rızâ ile şefkatin ulvi buluşması.
İslâm; teslîmiyet ve vefâdır. İnsana verilen her sözün aslında Allah’a verildiği hakikatinden hareketle, mü’minin sarsılmaz ahde sadâkat ölçüsü.
Osmanlı şahsiyetinin özü: 'Türk demek, sözüne güvenilir insan demektir.' Avrupalı seyyah ve devlet adamlarının hayranlıkla itiraf ettiği o sarsılmaz dürüstlük ve ahde vefa ahlâkı..
Müslüman veya gayr-i müslim fark etmeksizin verilen sözden dönmemek; nebevî bir îkazla ordusunu geri çeken bir halifenin şahsında, adaletin mutlak zaferi değil midir?
Osmanlı medeniyetinde nasıl bir vakıf kültürü vardır? İnsanların en hayırlısı kimdir?
Bir anlık imanla şehadete eriş ve emânete sadâkatle kazanılan muazzam bir imtihan... Hayber'de fetholunan topraktan önce, 'el-Emîn' olanın asîl ahlâkıydı.
Düşmanlarının bile yalanlayamadığı tek hakikat: Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) neden Muhammedü’l-Emîn denildi?
Kâbe’nin inşasında kabileleri savaşın eşiğinden döndüren Muhammedü’l-Emîn’in hakemliği ve Hacer-i Esved krizini bitiren eşsiz firâseti...
Öfkeyle değil şefkatle, yılan diliyle değil rahmet lisânıyla... Tasavvufun günahkârı "kanadı kırık bir kuş" gibi gören o eşsiz ıslah metodunu idrak edin.