Peygamberimize Neden Muhammedül Emin Denilmiştir?
Düşmanlarının bile yalanlayamadığı tek hakikat: Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) neden Muhammedü’l-Emîn denildi?
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- nübüvvetten önce de mürüvvet itibârıyla kavminin en üstünü, soy itibârıyla en şereflisi, ahlâk bakımından en güzeliydi.
PEYGAMBER EFENDİMİZ’E NEDEN MUHAMMEDÜ’L-EMÎN DENİLDİ?
Komşuluk hakkına en ziyâde riâyet eden, hilim ve sadâkatte en üstün olan, emniyet ve güvenilirlikte en önde gelen, insanlara kötülük ve eziyet etmekten en fazla uzak duran, yine O idi. Hiç kimseyi haksız yere kınayıp ayıpladığı, hiç kimseyle münâkaşa ettiği görülmemişti. Öyle ki, Cenâb-ı Hak bütün güzel haslet ve meziyetleri O’nda topladığı için kavmi kendisine «el-Emîn» vasfını lâyık görmüştü.[1]
“Emîn” sıfatı, Hazret-i Peygamber Efendimiz’in âdeta ikinci bir ismi olmuştur. Nitekim Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- 25 yaşına geldiğinde, Mekke’de sâdece el-Emîn (en emniyetli kişi) ismiyle çağrılıyordu.[2] Kâbe hakemliği esnâsında O’nun geldiğini görenler “el-Emîn geliyor!” diyerek sevinmiş ve her hususta kendisine îtimâd ederek O’nunla istişâre etmişlerdir. Uğrunda canını, malını ve her şeyini fedâya hazır olan ashâb-ı kirâmın yanı sıra, O’nun canına kasteden hasımları bile Peygamber Efendimiz’in emînliği hilâfına bir şey söyleyememişlerdir.
Efendimiz hakkında kullanılan Muhammedü’l-Emîn tâbiri, müşriklerin de dillerinden düşmez ve onlar emânetlerini kendi yandaşlarına değil, Rasûlullâh Efendimiz’e teslîm ederlerdi. Hattâ Hazret-i Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm- hicret edeceği zaman dahî, üzerinde müşriklerin birtakım emânetleri vardı. Ve ölüm tehlikesine rağmen Hazret-i Ali’yi Mekke’de bırakıp onları sâhiplerine teslîm ettirmişti.[3]
Dipnotlar:
[1]. İbn-i Hişâm, I, 191; İbn-i Sa’d, I, 121.
[2]. İbn-i Sa’d, I, 121, 156.
[3]. Hâdisenin teferruâtı için bkz. sf. 23-24.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları










YORUMLAR
Sagolun işime yaradı