İnsanın iç dünyasındaki harp meydanında, en güç bertaraf edilecek olan menfî temâyülün en şerlisi “hased”dir. Kökü çok derinlerde olan bu menfî temâyülü söküp atmak güç olduğu gibi o bir defa kök salıp yerleşince de insanı dâimî bir huzursuzluğa mahkûm eder.
Haddini bilmek en büyük edeplerden biridir. Tevâzu, olgunluk nişanıdır. Bir vazifeye tâlip olmaktan ziyade matlûb olmak, liyâkat nişânıdır ve böyleleri çoğunlukla ilâhî rahmete nail olacaklarından işlerinde muvaffak olurlar.
Kendini ilmen ve ahlâken sürekli geliştirmek demek, zâhirî ve bâtınî karakter, vakar ve şahsiyeti oluşturan vasıf, keyfiyet ve hasletleri devamlı olarak artırmak ve mükemmelleştirmek demektir. Zira, keyfiyetli nesil, ancak keyfiyetli mürebbîlerin, yani ilim ve ahlâk bakımından terbiye eden olgun şahsiyetlerin eseridir. Keyfiyetsiz ve vasıfsız kimselerin yetiştirdikleri ise, tabiî olarak yetersiz ve cılız kalır.
Kâmil bir mü’min, gönül insanıdır. Merhamet ve diğergâmlık, onun en belirgin vasfı ve tabiat-i asliyesidir. Merhamet, mü’minin kalbinde hiç sönmeyen bir ateş gibidir. İnsan rûhunun ulaşabileceği olgunluk zirvesine çıkışın yolu, merhamet ve hizmet basamaklarından geçmektedir. Merhamet, îmânımızın bu âlemde şâhidi olan ve bizi kalben Rabbimize yaklaştıran ilâhî bir cevherdir.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- NASIL ÖĞRETİRDİ kitabında Peygamber Efendimiz’in eğitim usûllerini anlatıyor.