oku

Ramazân-ı Şerif'in Son Dersi: Bayram

İrfan mektebi olan Ramazân-ı şerîfin son dersi bayramdır. Bayram imtihanını da güzelce geçebilmek için onu gaflet ve rehâvete kapılmadan, uyanık bir gönülle, tekbir, tehlil ve zikirle süslemek, gecelerini ibadetle ihyâ etmek ve getirdiği ictimâî mesʼûliyetleri îfâ etmek gerekir.

Peygamber Efendimiz’in Gençlik Yılları

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in gençliği nasıldı? Peygamberimizin (s.a.v.) çocukluk ve gençlik yılları.

Peygamberimize El-emîn Sıfatı Neden Verilmiştir?

Allah’ın son elçisi: Hz. Muhammed’e (s.a.v.) neden el-emin sıfatı verilmiştir?

Bugünkü Müslümanın Derdi

Her türlü bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaştığı bir zamanda Müslümanlar için en hayâtî ve öncelikli tahsîlin, dînimizi doğru öğrenip takvâ üzere hayatımıza tatbik edebilmek olduğunu hatırımızdan çıkarmamalıyız.

Gerçek Okuma Nedir?

Sırf zihne depolanan, kalbe inmeyen, hayata aksetmeyen, irfâna dönüşmeyen bir ilim, sahibinden huzûr-i ilâhîde şikâyetçi olacaktır. Buna mukâbil, ilmiyle amel eden ve bu sâyede istikâmet ve takvâ üzere yaşayan bir kula ise hayırlı bir şahit olacaktır.

'ibn'ül Vakt' Zamanın Çocuğu Olmak

Altınoluk Dergisi'nin 375'inci sayısı "İbn'ül Vakt Olmak" üst başlığında "Müslümanlık Yolculuğumuz Her An Diri Her An Şuurla" başlığıyla çıktı.

Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu?

İlk emir “Oku!” olduğuna göre, bana öyle geliyor ki, yevm-i mahşerde, hesap gününde ilk sual de “okudun mu?” olacaktır. Okuma, düşünme, hissetme meziyetlerinden mahrum isen temel misyonunu nasıl idrak edeceksin?

Hamdım, Piştim, Yandım

Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân-ı Kerîm’de insanlığa ilk emri “Oku!” Yani Kur’ân’ı oku, kendini oku, kâinâtı oku…

Kur'ân Tilâvetine Gelen Melekler

İkinci Akabe bî'atında Efendimizin 75 kişi içerisinden seçtiği on iki temsilciden birisi Üseyd bin Hudayr -ra­dı­yal­lâ­hu anh-'dır. Resûlullah efendimizin bütün savaşlarında yer alan Hz. Üseyd,  bir gece Kur’ân okurken başından geçen hadiseyi şöyle anlatıyor:

Kur'ân Okunurken inen Melekler

Kur’ân-ı Kerîm’in bütün varlıkları kuşatan tesir ve teshîrinin hikmeti, nübüvvet halkasının son Peygamber Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile nihâyete erdiği ve bundan sonraki bütün zaman ve mekânlar O’na âit olduğu cihetle Rasûlullâh’a vâkî olan vahyin kâmil manzûmesini teşkîl etmesidir.