Zarafet ne demek? Nasıl zarif olunur? Zarafet eğitimi nedir? Özüne sahip çıkma gayreti gösteren, yaratılış gâyesini unutmayan her insan zariftir diyebilir miyiz, ne dersiniz?
Nezâket: Nâziklik, zariflik, incelik; terbiye, edep anlamlarına gelmektedir.
Cenâb-ı Hak, kullarının yürüyüşünden konuşmasına kadar her hâline incelik ve nezâketin hâkim olmasını arzu buyurmaktadır. Bunun içindir ki kaba ve yüksek bir sesle konuşmayı, bağırıp çağırmayı çirkin bir şeye benzeterek Müslümanları bundan sakındırmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün Türkiye’deki tüm camilerde ortak okunacak Cuma hutbesini yayımladı. Bugünkü Cuma hutbesinin konusu “Özü Sözü Doğru Olmak” oldu.
İslâm, Müslümanın hayatında, samimî ve gösterişten uzak bir nezâketin hâkim olmasını istemektedir. Giyimde, kuşamda, oturup kalkmada, konuşmada, yürümede, bakmada, bir şey isterken, verirken, hâsılı her türlü beşerî münâsebetlerde, hattâ duygu ve düşüncede bile incelik ve nezâket kâidelerine riâyet etmek îcâb eder.
İnsanın iç dünyasındaki harp meydanında, en güç bertaraf edilecek olan menfî temâyülün en şerlisi “hased”dir. Kökü çok derinlerde olan bu menfî temâyülü söküp atmak güç olduğu gibi o bir defa kök salıp yerleşince de insanı dâimî bir huzursuzluğa mahkûm eder.
Asr-ı Saâdet toplumu, incelik, nezâket ve zarâfet toplumuydu. Onlar, insanlar bir tarafa, hayvanlara ve bitkilere dahî nezâketle davranıyor, hiçbir şeyi incitmiyorlardı. Böylelikle İslâm’ın güler yüzünü temsîl edecek kıvâma ulaşıyorlardı.
İnsanların hatâlarını affetmek ve kusurlarını örtmek, en mühim ahlâkî vasıflardan biridir. Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği bu güzel haslet, îman ve ahlâkın kemâline işâret eder.
Yüce Rabbimiz, Mûsâ Topbaş Efendi Hazretleri’nin fıtratına, bediî zevklere ve ulvî güzelliklere karşı müstesnâ bir alâka ve muhabbet meyli lûtfetmişti. Onun bu güzel fıtratı, İslâm medeniyetinin Osmanlı’da zirveleşen edep, görgü ve nezâket anlayışı ile buluşunca bir kat daha zarifleşmişti. Tasavvuf ikliminin getirdiği güzellikler de bunların tâcı olmuştu.
Temiz bir bardakta bulunan saf ve berrak bir suya bir damla necâset düştüğünde, nasıl ki o su, bütün sâfiyet ve kıymetini kaybederse; Allâhʼın kullarını küçük görerek dolaylı yoldan büyüklenmek de kulun Hak katındaki değerini yok eder.