nefs

Tasavvuf Nedir? Ne Değildir? Ne İşe Yarar?

İslâmʼın hedeflediği “kâmil insan” olabilmek için dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp, yaşamak îcâb eder. Gerçek tasavvuf, İslâmʼın zâhirine ilâveten, bâtın plânında da kavranıp yaşanması gayretinden ibarettir.

Bu Yarışın Kazananı Kim Olacak?

İnsanoğluna sayılı günler hâlinde lutfedilmiş olan hayat nîmeti, ilâhî bir imtihan vesîlesidir. Akıllı insan, bu kıymetli ve mahdut imkânı en güzel şekilde ve dolu dolu geçirmenin yollarını arar.

Nefs Engelini Aşmanın Yolu

Müʼmin, öncelikle nefsinin hile, tuzak ve tehlikelerini bilmeli ki ona gerekli tedbirlerle, yani takvâ ve amel-i sâlihlerle mukâvemet edebilsin.

Nefs Nedir?

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, örnekler vererek nefsi anlatıyor...

Zikir Fikir ve Tefekkürle 'nefis Terbiyesi'

Bir mü’minin nefsinin yedi sıfatında terakkî edebilmesi için vücûdunun müştemil bulunduğu letâif-i seb’a denilen letâifin de zikir, fikir ve tefekkürle tasfiye ve terbiye görmesi lâzımdır. O yedi sıfat da: Kalb, rûh, sır, hafî, ahfâ, nefs ve ceseddir.

Ruhlar Nasıl Yaratıldı?

Ruhların yaratılması, önce âleme, daha sonra da bedenlere gönderilmesi ve ardından yeniden dirilme esnasında tekrar bedenlere gönderilme devreleri...

İnsanı İbâdetten Alıkoyan 4 Şey

Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Kâfirlerin müslümanları irtidâda icbar etmelerinin sebebi onların dünya hayâtını âhiret üzerine tercih etmeleridir. Allah Teâlâ kâfir olan kavmi hidâyette kılmaz.” (Nahl Sûresi, 107)

İmtihânın Büyüğü

Kâmil insanın eşyâ ile münâsebeti, bir geminin deniz ile olan münâsebeti gibi olmalıdır. Deniz, gemiye istinaddır. Lâkin geminin içine su girerse onu batırır, bir lokma gibi yutar. Ama gemi, suyu içine almazsa onun üzerinde yol alır, varmak istediği hedefe vâsıl olur. Bu durumda su, hem nîmet, hem de âfet olabilecek bir imtihandır. İdrak sahipleri onu nîmet olarak kullanır; bu idrakten uzak olanlar ise âfetlerin girdabında boğulur. Yani nefsânî arzularına râm olanlar, altı delinmiş gemi gibidir. Hayatın hangi girdabında helâk olacakları meçhuldür.

Bu Kaçış Nereye?

Kişinin elinde doğru ve yanlışın, iyi ile kötünün sağlam ölçüleri olmadığında ahlakilik benliğin emrine giriyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğunun karar mercii benliğin, hevâ ve heveslerin ta kendisi oluyor... İnsanlar kendilerini kutsadıkça, Allah’tan ve ahlâktan kaçmak istiyor. Kutsal değerler keyfi davranmaya mani olduğu için bunlardan kurtulmaya çalışıyor. Peki bu kaçış nereye? Hiç düşündünüz mü?..

Dünyanın Kirlerine Bulaşma!

Allah Teâlâ bizleri bu dünyaya imtihan için göndermiş, ahiretin tarlası olarak yarattığı bu dünyanın baki olmadığını esas yurdun ahiret olduğunu da daima bizlere hatırlatmıştır. Prof. Dr. Süleyman Derin, bu ay Altınoluk Dergisi'nde ayetler, hadisler ve İmam Rabbani'nin sözlerinden hareketle dünya hayatının aldatıcılığı konusunu işliyor.