Taipei Ulu Camii İmamı Gao, "Müslümanlar toplu halde özel bir bölgede yaşamıyor. Bu yüzden siyasi olarak zayıflar ve Tayvan'da Müslüman siyasetçi yok." dedi.
Beşeriyetin en büyük ahlâk âbidesi, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. O’nun en iyi tâkipçileri de ashâb-ı kirâm ve Hak dostlarıdır. Onların izinden yürümenin kadrini idrâk ederek yaşayan mü’minler de, insanlık şeref ve haysiyetine yaraşır bir ahlâk-ı hamîdeye sahip olmuşlardır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, 28 Şubat sürecinde kurslardan mezun olup hafızlık belgesi alanların sayısının yılda 2 binlere kadar düştüğünü ancak engellerin kaldırılmasıyla bu sayının hızla arttığını söyledi. Erbaş, Kur'an-ı Kerim'i baştan sona ezberleyen hafızların,İslamiyet'in ilk döneminden itibaren çok önemli bir vazifeyi yerine getirdiğini belirtti.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- din kardeşlerinden birini üç gün göremezse, onu sorardı. Uzaktaysa onun için dua eder, evindeyse ziyaret eder, hasta ise şifâ dilemeye giderdi.[1] Asr-ı Saâdet’te yaşayan mü’minler aynı ahlak üzereydiler. Öyle ki kardeşlikte dillere destan oldular.
Müslümanlara yönelik İslâm ile yaşamak uyarısı ve çağrısı göstermektedir ki, öncekilerden etkilenme, onların yolunu takip etme gibi olumsuz gelişmeler olacaktır. Bu tür değişimlerin, bir yanda dindarlar arası çekememezlik duygu ve uygulamalarının, planlı özel gayretlerin varlığı ve etkisi, diğer yanda da Müslümanların etkilenmeye açık hallerinin sonucu olduğu inkar edilemez.
Avrasya ve Balkan ülkelerinin yanı sıra Almanya, Fransa, Belçika gibi ülkelerin dini temsilcilerinin de katılacağı dokuzuncu Avrasya İslam Şurası, İstanbul'da 11-14 Ekim'de yapılacak.
İslam ölçü dini. Ölçüyü Allah koyuyor ve onun korunmasını istiyor. Israrla “Ölçüyü aşmayın” diye tembih ediyor. (Rahman, 7-8) Eşya ile ilişkinizde de ölçüyü aşmayın, insanlarla, toplumla, diğer canlılarla ilişkinizde de...
Asr-ı saadet döneminde sahabeler Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) el-emîn ve es-sâdık sıfatlarından nasîb almışlardı. Müslümanların bu güzel ahlâkına düşmanları bile gıpta ile bakıyor ve îtimâd ediyorlardı.
İslâm’ın kendisi için bir hayat düsturu olduğuna iman etmiş bir Müslüman olarak varlığa, hayata ve hâdiselere bakış açımızı, diğer bir ifadeyle inanç umdelerimizi, amel ve davranışlarımızı, öncelikle Kur’an ve sünnette beyan edilen esasların belirlemesi tabiidir.
Altınoluk dergisi 368. sayısında İslam'ın temel ölçülerini masaya yatırıyor. Gönül dünyamıza yapılan taaruzlar, ölçü hassasiyetimiz, sahte din alimleri, hayata ve hadiselere Müslümanca bakış ölçülerimiz, şeriat, tasavvuf, ilim ve irfan bu ay işlenen konular arasında.