Firâset, Allah Teâlâ’nın kalplere lutfettiği müstesnâ bir nûrdur. Yani akıllılık, üstün zekâ, sezmek, bilmek ve anlamak gibi hâllerin mânevî bir idrâk kâbiliyeti olarak kalpte tecellî etmesidir. Kalbe doğan samimî hisler ve nâil olunan ilhamlar sâyesinde, hâdiselerin içyüzünü doğru tahmin ve teşhîs etmektir.
Kolombiyalı Blanca Milena İyigün, Müslüman olarak Nisanur adını aldı. Nisanur İyigün ile birlikte, Kayseri'de son bir haftada 4 kişi Müslüman oldu.
Canımız bir emânettir; her türlü kötü alışkanlıklardan muhafaza etmeli, sağlığımızı en güzel şekilde korumalıyız. Ruh dünyamızın tekâmülü için mânevi gıdaları alabileceğimiz ortamları tercih etmeli, akıl nimetinin muhafazası ve ferasetimizin kemâli için aklımızı hep güzel işlerde kullanmalıyız.
İnsanlara sohbet ederek onlara hakkı ve hayrı telkin edecek bir mü’minde şefkat ve merhamet duygularının çok güçlü olması lâzımdır. Merhamet, sohbet eden kişinin kalbinde hiç sönmeyen bir ateş gibi dâimâ varlığını ve sıcaklığını korumalıdır.
Mescid-i Aksa İmamı Şeyh İkrime Sabri, geçen iki yıl içerisinde Batılı ülkelerden 97 kişinin Mescid-i Aksa'da İslamiyetle tanıştığını belirtti.
Mânevî terbiyenin en mühim gâyelerinden biri “el kârda gönül Yâr'da” düstûrunu kazandırmaktır. Bu düstur sadece ibadetler esnâsında değil, dünya ile meşgûliyette bile gönlü Hakkʼa verebilmek ve hayatın hiçbir safhasında Oʼndan gâfil kalmamaktır. Böylece dâimî bir zikir hâline kavuşabilmektir.
Ölüm ânı ve akabinde yaşananlar herkes için farklı farklı tecellî etse de, ölümün belki de en güzel hâlini yaşayanlardır: Allah dostları…
Gül ve çiçek manzaraları, en haşin ve nâdân bir insanı bile tebessüm ettirir. Onun için, insanlara rehberlik yapan ve sohbet eden kişiler de böyle gül tabiatlı olmalı, en katı kalpleri bile yumuşatıp, en abus çehreleri dahî gülümsetebilmelidir. Tebessüm, bir sohbetçinin tabiat-ı asliyesi hâline gelmelidir.
Avustralya'nın Melbourne kentinde Müslüman üniversite öğrencileri evsizlere temel ihtiyaç malzemelerden oluşan yardım paketleri dağıttı.
Tasavvuf, kâmil insan yetiştirme sanatıdır. Bu sebeple sabır ve sebâta en fazla ihtiyaç duyulan bir yoldur. Tahammülsüzlük, şikâyet ve bezginliğin başladığı yerde tasavvuf biter.