Bir mü’min için en mühim husus, hiç şüphesiz ki Cenâb-ı Hakk’ın sevgisine nâil olabilmektir. Bir genç, Allâh’a kendini nasıl sevdirebilir, O’nun sevgi ve hoşnutluğuna nasıl erebilir? Bu hususta neleri tavsiye buyurursunuz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor...
Gençsen vazifen nedir? Müslüman bir geç nelere dikkat etmelidir?
Enes bin Malik radıyallahu anh bir hicret hediyesidir. Sevgili Peygamberimiz Medine'ye teşrif ettiklerinde, kendilerine hizmet etmesi için annesi tarafından getirilerek Efendimize hediye edilen bir genç... Henüz 9-10 yaşlarında iken Allah Rasûlü'nün terbiyesiyle yetişen, büyüyen bir bahtiyar...
Diyanet İşleri Başkanlığı bugün tüm camilerde okunan cuma hutbesinde gençlerin nasıl yetiştirilmesi gerektiğiyle ilgili önemli noktalara değinildi. "Aziz milletimizin ve ümmet-i Muhammed’in bekası için gençlerimizi anlamalı, onlara değer vermeliyiz. Düşüncesini, hayat tarzını, giyim kuşamını yargılayarak dışlamak yerine, hepsine kucak açmalıyız. Kendilerini keşfetmelerini sağlayacak bir rol model de biz olmalıyız. Şuurlu nesiller için gençlerimizi sahih din bilgisiyle ve kültürümüzle donatmalıyız."
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye'de bugün tüm camilerde okunan cuma hutbesinin konusunu "Mevld-i Nebi" oldu. Hutbede, Mevlid-i Nebi Haftası’nda “Peygamberimiz ve Gençlik” konusunun işleneceğini duyurusu yapılarak gençleri anlama ve onları geleceğe hazırlama konusunda Peygamberimiz'in (s.a.v.) bizler için eşsiz bir örnek olduğu; O'nun gençlere güvendiği, sorumluluk verdiği, onların fikirlerini dinlediği, hatalarını incitmeden düzelttiği vurgulandı.
Günümüz gençliğinin en büyük ihtiyacı, gerek dış düşmanların ve onların içerideki yerli uzantılarının, gerekse de nefis ve şeytanın binbir tuzak ve hile ile hayatımızdan uzaklaştırmaya çalıştıkları Kur’ân ve Sünnet ölçülerine sımsıkı sarılmaktır.
Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse demişler. Genç Dergisi 93. sayısında yaşı kemale ermiş ülkemizin önde gelen mütefekkir, âlim ve kâmil ruhlu dava insanlarına şu soruyu yöneltti: "Bugün genç olsaydınız ne yapardınız?" Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'den Yaşar Kandemir'e, Hekimoğlu İsmail'den Mahmut Toptaş'a, Ahmet Taşgetiren'den Metin Karabaşoğlu'na uzanan bu büyüklerimiz bakın neler dediler? Onlar bugün genç olsaydı neler yapardı?
Altınoluk Dergisi, 380. sayısı "Gençlere Namaz Çağrısı" kapağıyla çıktı. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin “Ebediyet Yolculuğu” isimli kitabı.
Bir düşünün: Bir Müslüman genci evlendiriyorsunuz. Gelininiz/damadınız, dînini tam yaşıyor mu? Allâh’ın emirlerini yerine getiriyor mu? Peygamber’in yaşadığı gibi yaşıyor mu? Bunların endişesini mi yaşıyorsunuz? Yoksa bunları unutup; “El âlem ne der? Bizi kınarlar mı?” Onların dedikodusundan mı korkuyorsunuz? Düşünün de doğru yolu seçin.
Cenâb-ı Hak, Kur’ân’ı öğretmek için insanı yaratmıştır. Beyânı, yani konuşmayı ve sözü güzel söyleme sanatını da Kur’ân’ı anlaması için öğretmiştir. Buna göre insanın, dîn ve ilim için yaratıldığını ve Kur’ân’a karşı mes’ûliyetinin çok büyük olduğunu idrâk etmesi gerekir.