Gençlere Namaz Çağrısı

Altınoluk Dergisi, 380. sayısı "Gençlere Namaz Çağrısı" kapağıyla çıktı. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin “Ebediyet Yolculuğu” isimli kitabı.

Altınoluk'un bu sayısı sunuş yazısında şöyle tanıtılıyor:

"Hayat akıp gidiyor. Şu ana kadar bu yılki hediye kitabımız elinize ulaştı mı bilmiyoruz. Bu mektubumuzda biraz hediye kitabımızı konuşalım istedik.

Malum, her sene okuyucularımıza bir kitap hediye ediyoruz.

Bu kitapları seçerken, insanlarımızın İslam konusunda hayati derecede bilgilenmesi zaruretini ön planda tutuyoruz.

Altınoluk 32 yıldan beri yayınına devam ediyor.

Bu 32 yıl içinde okuyucularımızın evlerinde ciddi bir kütüphane kurduk diyebiliriz.

Neler var hediye kitaplarımız arasında?

İslam İlmihali’nden, İslam’da Ticaret İlmihaline, Peygamberimizin Hayatına, Örnek Ahlakına, Allah Dostlarının örnek hayatlarına, Altın Öğütler’e, Osmanlı’ya, Hadis külliyatlarına varıncaya kadar hepsi ilim adamlarımızın kaleminden çıkmış, hepsi büyük boy, birinci hamur kağıda itina ile basılmış, pırıl pırıl bir kapakla sunulan eserler bunlar.

Bu yıl okuyucularımıza, muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin asistanlarıyla birlikte hazırladığı çok önemli bir kitabı hediye ediyoruz:

EBEDİYET YOLCULUĞU

Başta da ifade ettiğimiz gibi, kitapları seçerken insanlarımızın İslam konusunda hayati derecede bilgilenmesi zaruretini ön planda tutuyoruz.

Bu kitap, özellikle bir ihtiyaca cevap veriyor.

Aşırı dünyevileşme şeklinde bir afeti yaşıyor insanoğlu.

Aşırı dünyevileşme demek, yarın Allah’ın huzurunda hesap verileceğini düşünmeden, her şeyin bu dünyada başlayıp sona ereceğini zannederek yaşamak demek.

Bu da, insanoğlunu sorumsuz bir hayatı yaşamaya sevkediyor.

Bu illet Müslüman toplumları da derinden etkilemeye başladı.

Oysa Rasulullah salllahü aleyhi ve sellem Efendimiz, Mekke’de İslam’ı ilk tebliğ etmeye başladığında, insanlara ölümü, ahireti, kıyameti hatırlatarak yola çıktı. Yani “Yaptığınız her şey yazılıyor, hesabı var” dedi.

“Ebediyet Yolculuğu” kitabı ile Osman Efendi Hocamız, Kur’an’ın, Allah Rasulü (s.a.v.)’nün insanın bu dünya – ahiret yolculuğunu yeniden hatırlatıyor insanlarımıza.

Dünya bir misafirhane. Doğduk yola çıktık. Bu dünyadaki yolun sonu var. Yol ahirete çıkıyor. Kabirle, mahşerle, hesapla, mizanla, cehennemle, cennetle devam ediyor.

Sonunda nereye gitmek istiyoruz? Nereye gitmek istiyorsak, oraya doğru yönelen bir hayat yaşamamız lazım. Kendimizi aldatmanın alemi yok. Dünyada ne ekersek ebediyette onu biçeceğiz. Kimsenin kimseye faydasının olmayacağı bir dünyaya giderken, kendi hayat defterimize iyi şeyler yazdırmak lazım.

Osman Efendi Hocamız, kendi kalbine söylediğini bizlerle paylaşıyor.

İstiyoruz ki bu kitap, gencimizden yaşlımıza, kadınımızdan erkeğimize herkes tarafından okunsun. İstiyoruz ki bu kitabın okunmasıyla, içinde “Ahiret sorumluluğu” olan yeni bir hayat seyri başlasın.

Dostlarımıza çağrımız:

Gelin bu Kur’an çağrısını, bu Peygamber ikazını yürek yürek çoğaltalım.

Allah’ın huzuruna yüzakı ile çıkabilecek bir hayat defteri yazdırmak için her şeyi yeni baştan planlayalım.

İstesek de istemesek de yolculuk oraya. Orada savunulabilecek bir hayat yaşayalım. Allah’ın hoşnud olacağı güzel müslümanlar olalım.

Bu kampanyada bizimle elele tutuşursanız, inanıyoruz ki, en yakınlarınızdan başlamak üzere bir çok kişinin kalbî uyanışına öncülük etmiş olacaksınız. Şimdiden hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.

Ayrıca bu sayımız, bu ebediyet yolculuğunu en erken yaşta farkedebilme adına “Gençlere Namaz çağrısı”nı seslendiriyor. Bu sayımızın gençlerimize ulaşması noktasında göstereceğiniz gayret de ayrıca şayan-ı şükran olacaktır.

Sizleri Altınoluk’la başbaşa bırakır, saygılar sunarız. Allah’a emanet olunuz."

Ayrıntılı Bilgi: www.altinoluk.com.tr

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.