Hâcegân yolunun belli başlı esasları ve sahih bir tasavvuf yolunun ne gibi düsturlara sahip olması lâzım geldiğinin misâli...
Tasavvuf; İslâm’ın kalbî hayatı, özü ve rûhânî yönüdür. Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’yi yüksek bir kalbî keyfiyetle hayatın her safhasına intikal ettirebilme gayretiyle yaşanan, mânevî bir arınma ve tekâmül yoludur. Allah Teâlâ’nın indirdiği bütün dinlerin derûnî tarafıdır. Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-’a “rûh üflenmesi”yle başlayan yüce bir nasîbin, âhir zaman Nebî’sindeki zirve tezâhürlerinden, muhabbet dolu gönüllere akseden feyz ve rûhâniyet şebnemleridir.
Bahaeddin Nakşibend’in Buhara ve Orta Asya’da medreselerle barışık bir tasavvuf anlayışı geliştirdiğini belirten Prof. Dr. Necdet Tosun, “Sesli zikir yerine müridlerine sessiz zikri, sema ve musikiden uzak kalınmasını tavsiye etmiş. Bunun sonucu olarak da Buhara’daki birçok medrese âlimleri ve müridleri Nakşibend’e mürid olmuştur” dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz” sözüyle liderliğin ne kadar önemli olduğunu anlatır bize. Devlet başkanlarının yanı sıra âlim, ârif ve mürşidlerin liderlikleri de toplumu sevk ve idare etmede son derece mühimdir.
Abdullah Sert Bey'in Tasavvufa dâir temel konuları işlediği 16 bölümden oluşan Tasavvuf Sohbetleri'ni sizin için bir araya getirdik.
İslam ölçü dini. Ölçüyü Allah koyuyor ve onun korunmasını istiyor. Israrla “Ölçüyü aşmayın” diye tembih ediyor. (Rahman, 7-8) Eşya ile ilişkinizde de ölçüyü aşmayın, insanlarla, toplumla, diğer canlılarla ilişkinizde de...
Altınoluk dergisi 368. sayısında İslam'ın temel ölçülerini masaya yatırıyor. Gönül dünyamıza yapılan taaruzlar, ölçü hassasiyetimiz, sahte din alimleri, hayata ve hadiselere Müslümanca bakış ölçülerimiz, şeriat, tasavvuf, ilim ve irfan bu ay işlenen konular arasında.
İnsan, kelimelerle düşünür; lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu sebeple, kelime kadrosu daraltılmış veya mefhumlarının mânâları çarpıtılmış bir lisan ile, İslâmî tefekkürün derin ufuklarına yol bulmak mümkün değildir.
Şeyhine teslim olan (Hakikatte Cenâb-ı Hakk'adır) bir sâlik kısa bir zamanda terakki eder, yüksek derecelere yükselir. Teslim olamayanın, ibâdeti daha fazla olsa dahi tereddüdü, şüphesi olduğu için, gönül âleminden bir nasib alamaz, alsa dahi noksan olur.
"Manevi Yoldan İstifâde İçin..." Merhum Hacı Gedikli Ağabey ile sağlığında yapılan sohbetin ikincisini sizler için yayınlıyoruz.