Fakr u zarûret içinde kıvranan muhtaçların gözlerinde, en çok Ramazan'ın teşfrîfiyle ümit ışığı parlar. Zira zekât, fitre ve sadaka gibi mâlî ibadetler, tebessümü unutmuş nice yüzleri, bilhassa bu ayda sürûra kavuşturur.
Muhtâcın bize gelip de ihtiyacını arz etmesini, Hakk’ın bize husûsî bir lûtfu olarak telâkkî etmek ve bunu Hakk’a kulluk şerefi bilmek gerekir.
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri gerek hac yolculuğunda, gerekse diğer zamanlarda, bir fakir, kendisinden aynı gün içinde defalarca yardım istese, kat’iyyen geri çevirmez, ihtiyaçlarını güler yüzle ve ziyâdesiyle verirdi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Asıl yoksul, kendisine yetecek malı bulunmayan, muhtaç olduğu bilinip de kendisine sadaka verilmeyen ve kimseden bir şey dilenmeyen kimsedir." buyuruyor. Bu insanların dilenci olmadığını ve gerçekten muhtaç olduklarını işaret ederek aranıp bulunmasını tavsiye ediyor.
Nevşehir'de, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına bayramlık kıyafet temin etmek için "Her çocuk bayramlık ister" sloganıyla sosyal medya üzerinden kampanya başlatan gençler, dükkan dükkan dolaşıp yardım topluyor.
Oruç; diğergâmlık tâlimidir. Yoksulların ve muhtaçların çektiği sıkıntılardan sadece biri olan açlığı fiilen yaşatarak onların hâlinden anlamayı temin eder. Böylece gönüllerde merhamet, şefkat ve cömertlik tohumlarının filizlenmesini sağlar.
Etiyopya'nın bazı eyaletlerinde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle gıda yardımına ihtiyaç duyan insanların sayısının 5,6 milyondan 7,7 milyona çıktığı bildirildi.
İzmir'de, eşinden kalan 600 lira emekli maaşıyla geçinen 70 yaşındaki Nebiha Acar, zor şartlarda yaşamaya çalışan Suriyeli aileyle eşyalarını ve ekmeğini paylaşıyor.
Cenâb-ı Hak, insanları birbirine muhtaç bir hâlde yaratmıştır. Toplumda güçlüler-kuvvetliler olduğu gibi; zayıflar, sakatlar ve muhtaçlar da dâimâ mevcut olacaktır. Kendimize sormalıyız: “Cenâb-ı Hak bu insanları niye muhtaç olarak yarattı?” Cevabıysa mâlum...
Dünyanın her yerinde hidâyet bekleyen nice insan bize emanet, muhtaçlar bize emanet, yalnızlar bize emanet; garipler, kimsesizler, yetimler bize emanet… Az veya çok dünya malı bize emanet, her şey bize emanet…