Hayatını “Hamdım, piştim, yandım” kelimeleriyle hulâsa eden Hz. Mevlâna için ölüm, Sevgili’ye vuslattı. Bu yüzden öldüğü gün, asırlardır “düğün gecesi” mânâsına gelen “Şeb-i Arûs” adıyla anılıyor. Hz. Mevlânâ’yı bu hâle getiren mânevî dinamikler nelerdir? Onun, hem kendini inşâ eden hem de başta Mesnevî olmak üzere eserleri ile diğer insanları kemâlât yolculuğuna çıkaran mânevî eğitiminin ana esasları nelerdir?
Vazife isteyen sahabilere Peygamber Efendimiz (s.a.v) ne cevap veriyor? Mevlânâ Hazretleri kimleri uyarıyor?
Takvanın Müslümanın hayatındaki yeri ve önemi nedir? Takva yolunda yürüyen hak yolcusunu Mevlânâ Hazretleri ne nasihat ediyor?
Mevlânâ Hazretleri’nin şefkat ve merhamet anlayışı nasıldır? Merhamet ve şefkat sahibi kimseleri neye benzetiyor?
Hazret-i Mevlânâ'dan ibretlik kıssa...
Müslümanın dünya hayatına bakışı nasıl olmalıdır? Mevlânâ Hazretleri dünya hayatını neye benzetiyor? İşte cevabı...
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, insanın gençlik, zindelik ve dinçlik mevsimleri ile, ardındaki sürprizler cümbüşünü ve gel-geç mâcerâlarını şu misâllerle anlatır...
Yüzakı Dergisi 168. sayısında iki kutuplu dünyayı dosya konusu işliyor.
Kul hakkı, bir başka mü’mini haksız yere incitecek her türlü söz, davranış, hareket ve tutumdur. Bu mânâda, bir insana bağırmak, çağırmak, vurmak vs. gibi hareketler kul hakkı olduğu gibi, birisinin malını gasbetmek, onun hakkında gıybet ve iftirada bulunmak da kul hakkına sebep olur.
Müstesnâ Hak dostlarından biri olan Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî -kuddise sirruh- Mevleviyye tarikatının kurucusu, mutasavvıf, âlim ve şairdir. (ö. 672/1273) Hazret-i Mevlânâ, kendi hayatını hülâsa ederken, zâhirî ilimlerin zirvesindeki hâlini “hamdım”; mârifetullâh tecellîlerine nâil olup kâinattaki sırlar kendisine ayân olmaya başladığındaki hâlini “piştim”; zâtî muhabbette fânî oluş hâlini ise “yandım” diye ifâde etmiştir.