Zâtî Muhabbet; lütfa şükür, kahra sabır değil; her hâlde Hakk’a râm olmaktır. Karşılıksız, sebepsiz ve minnetsiz bir gönül bağıdır.
Marifet ne demektir? Kısaca anlamı nedir?
Ârif nedir, ne anlama gelir? Ârif kimlere denir?
Bugünün Müslümanının sahabe neslinden alması gereken iki haslet bulunmaktadır. Bunlardan birincisi mîzâcı ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları sevmek ve onlara karşı samimi olmaktır. İkincisi de Müslümanlar arasındaki siyasi ihtilaflardan uzak durup, Müslümanlarla uğraşmayı terk etmektir.
Mânevî yola talip olanlarda evvelâ; dürüstlük, tevâzû, engin gönül, mülâyemet, geçimlilik, ihlâs ve istikâmet aranır. İkinci olarak da; gayret, samîmiyet, fedakârlık aranır.
Nasıl ki sahildeki taşlara vuran dalgalar, onlara yeni, dümdüz ve pürüzsüz bir şekil veriyorsa, iç dünyamızın hatâ ve kusurlarını da mâneviyat deryasının dalgalarıyla temizleyip düzeltmeliyiz.
Mevlânâ Hazretleri’nin Mesnevî’deki bu meşhur hikâyesi; âhir zaman ümmeti olmanın hem güzel ve rahmet tarafını bizlere hatırlatıyor, hem de tefekkür ve ibrete dâvet ediyor.
İmam Rabbani’ye göre tasavvuf, zahiri ilimler olmadan olmaz. Maneviyatın neşri ise satırlardan değil sadırlardan yani kalplerden kalbe olacaktır. Bu sebeple tasavvufi kitapları okumaktan çok onları yaşayan insanların beraberlikleri salike fayda verecektir.
Üç kişi Hak dostu olamaz. Bunlar Kibirli, pinti ve ahmak olanlardır.
İnsanlığın aradığı huzur ne makineleşmede, ne de maddî terakkîdedir. Zira bunların ne insafı vardır, ne vefâsı, ne sadâkati, ne muhabbeti, ne de vicdânı... İnsanoğlu ancak, ebedî saâdet rehberi olan Kur’ân ve Sünnet ölçüleriyle yoğrulabildiği takdirde rûhen huzur bulabilir.