Sufilere göre Allah’a giden yol olan seyr u süluka girmek ancak niyeti düzgün, ihlaslı insanlara fayda verir. Niyeti bozuk olan bir salik yıllarca manevi terbiye alsa da, kendisinde istenilen kemalat hasıl olmaz.
İlâhî sır ve hikmetlerden nasîb alabilmek, nefsânî arzulardan sıyrılıp “hiçlik” hâline varabildikten sonra başlar. Bunun içindir ki tasavvufun gâyesi de; ilâhî kudret, azamet ve saltanat karşısında, kulun kendi âcizliğini idrâk ederek Rabbine tam bir teslîmiyetle itaat etmesidir.
İnsan sevdiği kimsenin şahsiyeti ile bütünleşir. Şahsiyetini en güzel kıvam yükseltmek isteyenin yapması gereken en akıllıca iş, en güzel şahsiyetle muhabbetle bütünleşmektir. Beşeriyetin en güzel şahsiyeti ise Hakk’ın terbiye edip beşeriyete ikram ettiği Allah Resûlü Muhammed Mustafâ (sallallâhu aleyhi ve sellem)’dır.
Sanal âlemi tasavvufi terbiyede kullanabilir miyiz? Sanal sohbet ortamları hazırlayıp acaba orada manevi bir ortam oluşturabilir miyiz? Zira günümüzde insanlar pek çok işini sanal âlemde yapmaktadır. Peki bu mümkün mü?
Mûsâ Topbaş Efendi, ilâhî muhabbet pınarından kana kana içmiş büyük bir Hak dostu idi. Gönlü bir muhabbet deryâsıydı. Dilinden ve gözlerinden âdeta sevgi akardı.
Toplumların ve sistemlerin, büyük sermayeler tarafından şekillendirilmesine dayanan kapitalist zihniyetin, hiçbir mânevî tarafı yoktur. Bilâkis o, nefsâniyeti palazlandırdığı için, mâneviyâtı zaafa uğratan bir sistemdir. Zira bu sistem, vicdan sorumluluğu telkin etmez, bilâkis gözyaşı ve merhameti unutturur.
Muhterem Üstad Musa Topbaş Efendi, bir terbiye usûlü olarak, mektup ve tebrikleşmeyi de en güzel şekilde değerlendirirdi.
Mûsâ Topbaş Efendi, mânevî terbiyenin zarurî olduğuna inanır ve her fırsatta din kardeşlerine bu hakîkati hatırlatırdı.
Dr. Murat Kaya'nın kaleme aldığı "Mescid-i Nebevi'den 111 Hatıra" çıktı.
Ârifler sultânı Sâmi Efendi Hazretleri, yüksek mânevî mevkiine rağmen, istisnâsız herkesi kendisinden üstün görürdü. Herkesin hakir gördüğü dindar, sâlih, takvâ ehli yoksulların ziyaretlerine gider, kendilerinden duâ talebinde bulunurdu.