Bu mübarek, bereketli ve feyizli kitabın (Kur'ân'ın) anlaşılması, lafzının ihtivâ ettiği manalarının ve bu manaların altında var olan hikmetlerinin kavranabilmesi için en önemli metot, tedebbür, tefekkür, akletme ve muhakemedir. Onun âyetlerini derinden derine, inceden inceye düşünmeden Kur’ân’dan istifade etmek ve onu bir hayat kitabı haline getirmek zordur.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bir milletin istikbâlinin gençlerinin enerjilerini neye harcadıklarıyla belli olduğunu belirterek, Çanakkale Harbi'nin kazanılmasında da imanlı bir neslin varlığı büyük önem teşkil ettiğini dile getiriyor.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; yaratılanların en yücesi, en mümtâzıdır. O, ilâhî kudretin insanda tecellî eden bir sanat hârikasıdır. Cenâb-ı Hakk’ın «Habîbim» iltifatına nâil olan yegâne insandır.[1] Kur’ân-ı Kerîm, O’nun yüceliğinin îzâhı ve medhiyle doludur. Bâzı âyet-i kerîmeler, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i doğrudan medhederken bâzıları da işâreten medhetmektedir.
Osmanlı Devleti'nin bugünkü Ürdün topraklarındaki merkezi olan Salt kentindeki "Türk Şehitliği", Birinci Cihan Harbi'nde İngilizlere karşı vatanlarını savunurken şehit düşen kahraman Türk askerlerinin aziz hatırasını yaşatıyor.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Bugün sadece canımız tehlikede değil aynı zamanda Müslüman coğrafyada din güvenliği tehdit altındadır. Sadece akıl, nefis, mal güvenliği değil aynı zamanda dinin emniyeti, din güvenliğinin tehdit altında olduğunun farkında olmalıyız." dedi.
“Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır.”2 âyeti sanki beni alıp götürüyor; mü’minleri cennete çağıran diğer âyetlerle birer birer buluşturuyor. Rabbimin mü’minleri dâr-ı selâma davet edişindeki sıcaklığı satırlar vasıtasıyla sadırlara taşıyabilme ümidi doğuyor içime.
İnsanoğluna sayılı günler hâlinde lutfedilmiş olan hayat nîmeti, ilâhî bir imtihan vesîlesidir. Akıllı insan, bu kıymetli ve mahdut imkânı en güzel şekilde ve dolu dolu geçirmenin yollarını arar.
Bundan tam 1.400 sene önce, aşılamanın önemi ve ne demek olduğunun bilinmediği bir zamanda Kur’an bizlere Hicr suresinin 22. ayet-i kerimesiyle şu haberi vermektedir: “Biz rüzgarları aşılayıcılar olarak gönderdik.” İşte o ayetten bizlere payideler...
Prof. Dr. Ömer Çelik, Kur'ân-ı Kerim'in kalbi olarak nitelendirilen Yasin suresinin önemini anlatıyor.
Sünnetin kendisine sarılanları kurtardığı kesindir. Tâbiîn müfessirlerinden Dahhâk İbni Müzâhim ne güzel ifade etmiştir: "Cennet ile sünnet aynı konumdadır. Zira âhirette cennete giren, dünyada sünnete sarılan kurtulur."