Suriye'de devam eden iç savaştan kaçarak ailesiyle Türkiye'ye sığınan 17 yaşındaki görme engelli Muhammed Atiye, Kur'an-ı Kerim'i "gönül gözüyle" ezberleyerek, karanlık dünyasını aydınlığa çeviriyor.
Sahabe-i Kiram Kur'ân- ı Kerim'i nasıl anladı? Kur'ân'ı öğrenirken nelerle karşılaştı? İşte ashab-ı kiramın Kur'ân'la yaşadıkları yolculuk...
Almanya'da teknik mühendis olarak çalıştıktan sonra emekli olan İsmail Hakkı Adıyaman, 20 senedir İstanbul'da kapı kapı dolaşarak günde 10 dakikalık derslerle esnafa Kur'an-ı Kerim öğretiyor.
Sahabeyi Kur'ân-ı Kerim'e yönlendiren faktörler...
Belh diyarından bir Allah dostu. Adı Muhammed bin Ömer, künyesi Ebû Bekir, lâkabı Varrâk’tır. Aslen Tirmizli olup, Belh’de yaşamıştır. Vefatı milâdi 917 yılıdır.
Gaziantep'te 3 yıldır Kur'an kursuna giden 83 yaşındaki Gülsüm Aktaş, bu yıl azmi sayesinde Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendi.
Van'da, babasını örnek alarak 5 yaşında Kur'an-ı Kerim okumaya başlayan ve 23 yaşında dünyada en iyi Kur'an-ı Kerim okuyan 5 kişi arasına giren genç imam, çevresinden takdir topluyor.
Rabbimizin rahmet deryasının coştuğu üç aylar olarak isimlendirilen günler, geceler ve kandillere kavuşmak üzereyiz. (8 Nisan Cuma Üç ayların başlangıcı.)
"Azîz ve celîl olan Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya yarayan bir ilmi, sırf dünyalık elde etmek için öğrenen kimse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile alamaz."(Ebû Dâvûd, İlim 12; İbni Mâce, Mukaddime 23)
İlâhî muhabbet ve uhrevî lezzetlerden mahrum; türlü eğlence ve çılgınlıklarla, hayvânî bir yaşayış ile geçen bir dünya gününün, hayırlı bir ölüm akşamı getirmeyeceği mâlûmdur. Bu karanlık gecenin sonunda mesut bir şafağın sökmeyeceği de âşikârdır.