Ramazan ayında Kur’an’ın bize kazandırdığı “Furkân” isminin kudreti ile onu anlamanın gayreti içerisine girmeliyiz. Ramazan ayının bereketi ile onu hayat kitabı yapmanın gayretini göstermeliyiz. Onun ne demek istediğini ve bizden ne istediğini kavramanın yollarını aramalıyız.
Ramazân-ı Şerîf’in feyz ve bereketinden lâyıkıyla istifâde için, bilhassa bu ayda Kur’ân-ı Kerîm ile çok daha fazla meşgûl olmamız îcâb etmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bugün yayınlanan ve tüm camilerde okunan hutbede "Oruç ve Kur’ân Ayı Ramazan" konusu işlendi.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Trabzon Sivil İnisiyatifi tarafından uygulanan "Dünya Kur'an Okuyor" projesi kapsamında toplanan Kur'an-ı Kerim ve Elif Ba'lar, Afrika'ya götürülecek.
Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse, harap evler gibidir.1 Öyleyse “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku!”2 Fakat her bir âyetin hakkını sadece tecvid ile değil, îcâbını icrâ etmekle de vermeye çalışman gerekir. Daha açık söyleyeyim: “Lâ” kelimesini güzelce okudun meselâ... “Hayır!” demen gereken her teklife de hakkıyla karşı durmalısın!
"Fatih Çollak ile Kur'ân Dersleri" 2. dönem (Bahar Dönemi) kayıtları başladı.
Bu sûrede insan ruhuna zararı düşünülen, din ve dünya bakımından çekinilmesi, korunulması lâzım gelen şerlerin hepsi sayılarak onlardan Allâh’a sığınmak emredilmiştir. Kurtuluş, ancak bundadır.
Prof. Dr. Ömer Çelik ile Kur'ân'ın "oku" emri üzerine konuştuk.
Kabir ziyareti, İslâmî edep esaslarına riâyetle icrâ edildiğinde pek çok hayra vesîledir. Zira ölümü tefekkür neticesinde nefislerin ihtirâsının kırılacağı, insanın daha çok takvâya yönelip rikkat-i kalbe sahip olacağı ve dünyada yerli edâsıyla dolaşma gafletinden sakınacağı muhakkaktır.
Kur’ân okumak fazîletli bir ameldir. Lâkin mühim olan, Kur’ân ilmiyle meşgul olarak hüküm ve hikmetlerini anlamak ve mûcibince amel etmektir.