İslam'a aklımızla mı yoksa kalbimizle mi inanmalıyız? İslam'da felsefenin yeri nedir? "İslam Felsefesi" tabiriyle neyi anlamalıyız? İşte bu soruların cevapları...
"Nefsi tezkiye, kalbi tasfiye" gönlü arındırma sanatıdır. Gönlü arındırma sanatından kasıt nefsin tezkiyesi (temizlenmesi) ve kalp tasfiyesidir (arıtılmasıdır). Gönül arındırma sanatından bizlere en güzel örmek Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellemdir.
Kalbin en güzel ameli 'gözyaşıdır' ki unutulmaya yüz tutmuş, kalpleri kuraklıkta bırakmış, son bir damla ya var ya yok. Kaç zamandır ağlamıyoruz? Gözyaşının kalbe olan faydasını bir bilsek! Gözyaşı ile sulanan bir kalp ile kuraklıkta ölmeye yüz tutan bir kalp bir olur mu hiç?
Horasan melik ve kahramanlarından Amr bin Leys’i vefâtından sonra sâlih bir zâtı rüyâsında görür. Rüyada, Mekke'de parasını kaybeden bir adamın Allah rızası için berberden kendisini tıraş etmesini istediğini görür. Elindeki işi bırakıp sırf Allah rızasını gözeterek parasız adamı tıraş eden berbere, geceleri kalkarak 40 yıl boyunca samimiyet ve ihlasla dua eden bu adamın hikayesi...
Gönül insanı olmak, gönle emek vermeyi gerektirir. Hem kendi gönlünü ve hem de diğer varlıkların gönlünü gözete gözete bir hayat sürme titizliği ister. İslâm da tam bu kıvamda bir insan inşasıdır hakikatte. Rabbimizin insanda oluşmasını istediği «kalb-i selim», bir bakıma böylesi bir kıvamı yakalamaktır.
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin mânevî makâmı yükselip Cenâb-ı Hakk’a yakınlığı arttıkça tevâzuu da artmıştır. Kalbini dâimâ kontrol etmiş, gaflete düşüp de Cenâb-ı Hak’tan uzaklaşmamak için her an teyakkuz hâlinde bulunmuştur. Hiçbir zaman nefsinden râzı, hâllerinden emîn olmamıştır.
Abdullah Dehlevî Hazretleri’nin, gönülleri irşâd eden güzel tavsiyelerinden bir kısmı...
Bir genç sabah uyandığında kendisine hangi soruları sormalı ve cevapları vermeli? Gençlere 12 maddede kendisine sorması gereken soruları sıralıyoruz.
İstiğfar, Allah’tan bağışlanma dilemektir. İstiğfar, günah ve masiyetler neticesi gönülde oluşan buğulanmaları, siyah noktaları tertemiz kılan ve kalbi fıtrî safiyetine döndüren ilâhî bir tılsımdır.
Benlik ve nefsâniyeti terk etmek, mânevî terakkînin ilk şartıdır. Nefsâniyet terk edilmeden ilâhî muhabbete nâil olunamaz.