Küçük cihad nedir? Büyük cihad nedir? İşte küçük cihaddan büyük cihada davet...
Manevi hastaklar nelerdir? Kalp eğitimi nedir, nasıl yapılır? Peygamber Efendimiz’in kalp eğitimi...
Bu ay Genç Dergisi'nin kapağı “Okul Farkına Varsın: Bir Kalbimiz Var” başlığını taşıyor. Genç, okulların açıldığı ve eğitimin konuşulduğu şu günlerde tüm eğitim camiasına bu sayıda çağrıda bulunuyor ve kalbimizi fark etmelerini istiyor.
Kalp eğitimi nedir, nasıl yapılır? Kalp nasıl kıvam bulur?
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri büyük bir emek vererek ve göz nûru dökerek nice hikmetlerle dolu pek çok eser telif etmiştir. Sami Efendi'nin eserlerinden seçilen yazıları sizler için derledik.
Mahmud Sâmi Efendi Hazretleri, kendisinden nasihat ve ders almak için ziyaretine gelenlere ilk olarak, mesleklerini ve helâl-haram husûsuna dikkat edip etmediklerini sorar, daha sonra başka bilgiler alırdı. Bu husustaki tavsiyelerini de büyük bir nezâket ve zarâfetle ifâde ederdi.
İletişimin mektuplarla yapıldığı geçmiş zamanlarda Allah dostları uzaktaki talebelerinin manevi eğitimlerini gönderdikleri mektuplarla yapmışlar ve bu irşadlarını usul olarak uzun yıllar kullandıklarını elimize geçen kayıtlardan biliyoruz. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri ile Seyyid Tâhâ el-Hakkârî Hazretleri arasında yapılan manevi mektuplaşmaları sizlerle paylaşıyoruz.
Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, gönlünü, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in kalp âlemini yansıtan berrak bir ayna hâline getirmişti. Bu itibarla o, Peygamber Efendimiz’de fânî olmanın en müşahhas numûnesi oldu. Bu fânî oluş sâyesinde de, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e âit her şey, onun kalbinde çok derin bir mânâ kazandı.
Allah dostlarının bütün gayreti, insanoğlunun huzur ve mutluluğu içindir. İnsanın rûhen yükselmesi ve Rabbine yakınlığını sağlamasını temindir. Onlar, bu gayeye mâtuf olarak sevenlerine rehberlik ederler. İnsanın kalben eğitilmesi ve kemâle ermesi için çalışırlar. Sevdiklerine özel tavsiyeler ve mânevî reçeteler sunarlar. Her gün belli vakitlerde yapmaları için zikir ve dua verirler. Bunun mânevî, kalbî eğitim olduğunun bilinmesini isterler. İşin ciddi tutulmasını, disiplinli bir şekilde, titizlikle yerine getirilmesini arzu ederler.
Fâtih Sultan Mehmed Han, ashâb-ı kirâm zamanından beri devam edegelen ve İstanbul’un fethini hedef alan ulvî bir heyecan şerâresi hâlindeki hamlelerin sonuncusunun başkumandanlığını yapıyordu.