Osmanlı pâdişahlarının birinciden sonuncuya kadar hemen hepsi, âlim, şâir, sanatkâr ve mutasavvıf idiler. Hemen her pâdişah, devrin en mûteber meşâyıhından birine intisâb eder ve onun irşâdıyla yürürdü. Zâhirdeki ihtişam ve muzafferiyetlerin arkasında böyle bir mânevî dünya ve destek, dâimâ mevcut olagelmiştir. İşte bunlardan biri olan Sultan 2. Murad Han'ın Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri ile görüşmesi...
Sultan 2. Murad Hân’ın tahtı oğluna bırakması, tarihin en mühim hâdiselerindendir. Bu ferâgatin en büyük hikmeti, Sultân’ın derviş meşrep bir tabîate sahip bulunması yanında, İstanbul’un fethini sağlığında görmeyi murâd etmesi idi
Muhtelif unsurları hak, adâlet, muhabbet ve îman heyecanıyla dolu bir Osmanlı potasında eritmeyi başaran Osmanlı’nın devamını sağlayan temel sâiklerden ikisi...
Tarihimizin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Çelebi Mehmed Sultân’ın hayatı incelendiği zaman, on senelik bir fetret devrini ortadan kaldırmak husûsunda, yerine göre maddî kuvvet, yerine göre af ve iknâ yollarını kullanmış olduğu görülür.
Her müslüman fâtih için ideal olan İstanbul’u fethetme gâyesi, Yıldırım Hân’ın da en büyük arzusu idi. Bu yolda takdîre şâyan gayretleri oldu.
Yine bir Fetih ayına ulaştık. Varlığımızı çepeçevre kuşatan İstanbul’un diri ruhu varlığımıza derin manalar katıyor ve gönendiriyor.
İstanbul'un fethinden önceki son büyük istişare...
Nasıl ki bir meyvenin olgunlaşabilmesi su, Güneş ve toprakla beslenmesi gerekiyorsa insanın da olgunlaşabilmesi için onu besleyecek kaynaklara ihtiyacı vardır. Keza "Fetih" fikrini Sultan Fatih'in zihnine yerleştiren ve fidan halindeki fikri olgunlaştırıp, meyve vermesini sağlayan da onu mânen besleyen hocaları olmuştur.
Fâtih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453 yılında İstanbul'u fethetmesinden sonra Galata Frenklerine verdiği âhidname.
Mayıs ayında hangi tarihi vak'alar yaşandı?