İstanbul'un fethinden günümüze çıkarmamız gereken ibretler ve mesajlar nelerdir? Sultan Mehmet Han nasıl Fatih oldu? İstanbul'un fethini sağlayan saç ayakları nelerdir? İstanbul fethi gayesi nasıl köklü bir davadır? İşte Fatih Sultan Mehmet Han'a İstanbul'un kapılarını açan beş sır...
Akşemsettîn Hazretleri'nin mânevî sahada olduğu kadar zâhirî sahada da Fatih Sultan Mehmet'e çok büyük yardımları olmuştur. İşte Akşemseddin'in Sultan Mehmet'e bazı tavsiyeleri...
Hicretten on yıl önce Mekke’de doğdu. Babası Hz. Ömer’le birlikte müslüman oldu ve onunla birlikte hicret etti. On üç yaşında iken Uhud Savaşı’na katılmak istedi; fakat Hz. Peygamber onun henüz çok genç olduğunu söyleyerek buna izin vermedi. Hayatının ileriki dönemlerinde birçok savaşlara ve fetihlere iştirak etti. Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin de bulunduğu İstanbul seferine katıldı.
İnfâk ehli bir mü’min, diğergâm insandır. Yarın ilâhî mahkemede kendi kurtuluş beraatını alabilmenin, bugün başkalarının da kurtuluşu için gayret ve himmet etmekten geçtiğini bilen insandır.
Tarihi 8500 yıl öncesine dayanan, 3 medeniyete başkentlik eden İstanbul'un, çağ açıp çağ kapatan fethinin 565. yıl dönümü kutlanıyor.
Peygamber Efendimiz, "Konstantiniyye elbet fetholunacaktır" diyerek, fethi; vücuda gelmesinden sekiz asır önce müjdelemişti. Peki İstanbul'un fethi Kur'an'da da müjdeleniyor muydu?
Daha küçük yaşlardan itibaren titiz bir eğitimden geçen Fatih Sultan Mehmet, gönül eğitimini Akşemseddîn -kuddise sirruh- Hazretleri’nin mânevî terbiyesinde ikmâl etmiştir. Bu terbiyenin başlayışı şöyle olmuştur:
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’nü evinde misafir etmenin ve O’nunla nice gazvelere katılmış olmanın verdiği gönül rahatlığı ile Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) “Artık bu şeref bana kâfidir” diyerek, Medîne-i Münevvere’nin hurma bahçelerinde gölgelerde oturma yerine, ilerlemiş yaşına rağmen çöl sıcaklarının altında 1000 km.’lik yolu göze alıp Allah Resûlünün müjdesine nâil olma heyecanı, nasıl bir îman heyecanıdır? Hayra doymamak herhalde böyle bir şeydir. Ya da son nefese kadar mesûliyet şuurunu kaybetmemek hâli bu olsa gerektir.
İstanbul’un fethi için gelen Emevi kumandanlarından Mesleme Bin Abdülmelik tarafından 97 (715) tarihinde bugünkü Karaköy semtine yaptırılan Arap Camii, İstanbul'un ilk camisi olma özelliği taşıyor. İşte İstanbul semâlarında ilk ezanı yankılandıran Arap Camii'nin hikâyesi ve mimarisi...
Kuşatma altındaki Bizans'a yiyecek ve yardım getiren 3 Ceneviz ve 1 Bizans nakliye gemisi Zeytinburnu açıklarında Osmanlı donanmasını atlatarak Haliç'e geçmeye muvaffak olur. İşte Fatih'e ait atını denize sürerken tasvir edilen o müthiş tablo o an cereyan eder. Öfkelenen Fatih, atını denize sürer.