islamı yaşamak

İçine Şeytan Kaçmış İlişkiler

Şeytanın varoluş misyonu yeryüzünde kötülükleri güzel göstererek insanları azdırmaktır ve ondan kurtulacak olanlar da “ihlaslı kullar”, yani Allah’ın her an kendileri ile birlikte olduğunun idrakinde olan, her an Allah’ın huzurunda olduğu bilinci ile yaşayan ve davranışları içinden Allah’tan başkasına kulluk mikrobu taşıyan her şeyi arındıranlardır.

Bugün Müslümanların En Büyük Problemi Nedir?

İslâm; hukuk, siyaset, toplum ve ekonomi prensipleri ile çizgileri net bir din olarak başta Kur’ân-ı Kerîm’de, ardından onun tefsiri olarak da sünnet-i seniyyede en geniş tarifi ile karşımıza çıkmaktadır. İslâm bu kadar kesin ve net bir din iken, bugün Müslümanların en büyük problemi, İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenip algılamakta yatmaktadır.

Müslümanlar Bugün Neden Savruluyor?

Bir mü’minin hayat felsefesini, yaşayış tarzını ve tefekkür dünyasını şekillendiren yegâne âmil İslâm olmalıdır. İslâm’ın hayatımızı kuşatıcılığı ve tek kural koyucu olduğu şuuru, bizim mü’min olma iddiamızla ilgilidir. Biz İslâm’ı ne kadar hayatımıza hâkim kılabilirsek o kadar onun boyasıyla boyanır ve Rabbimizin sevdiği bir kul olabiliriz.

Seyyide Fatma Zehrâ'nın Kur'ân'la Buluşması

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in aramızda dolaşan yâdigârları onlar... Tâkatleri nisbetinde O En Sevgili -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e lâyık olma gayreti içindeler... Yaşadıkları binbir sıkıntıyı ağızlarına alıp anlatmaya bile hayâ eden, edep timsâli, nâzenîn torunlarından bir tanesi Seyyide Fatma Zehrâ...

Amellerimiz Ya Defolu Çıkarsa!..

İslam’la alaka söz konusu olduğunda “Kullanmak mı, yaşamak mı?” diye bir soru açmak ve bu soruda “Kullanma”yı bir alternatif olarak öne almak, yani “Yaşama”nın karşısında böyle bir vakıadan söz eder hale gelmek, gerçekten bir büyük tehlikeyi gündeme almak demektir.

Bayramlar O Zaman Bayram!

Yüzakı Dergisi, Temmuz sayısında İslâm’ın güler yüzünü; imkânlarımızı muhtaçlarla, sevincimizi muzdariplerle, gönlümüzü gariplerle paylaşarak "Yaşamak ve Yaşatmak" başlığıyla çıktı.

Ailece Müslüman Olduk

Bir Latin Amerika ülkesi olan Meksika’da yaşayan insanların yüzde 90’ı Katolik Hristiyan. Ülkede resmi tahminlere göre genel nüfusun yaklaşık yüzde 3’ünü - 400 bine yakınını - Müslümanlar oluşturuyor. Bir zamanlar ülkemizde peynir ekmek gibi satılan çizgi romanlardaki Amerikan kahramanlarının baş “düşmanları” olarak gösterilen Meksikalılar arasında bugün İslam’ı araştırıp, bulup, kabul eden insanlar olduğu gibi yaşadığı zorluklar nedeniyle eski dinine geri dönenler de bulunuyor. Meksika’da yaşayan ve Müslüman olduktan sonra İdris adını alan Carlos Perez ile İstanbul seyahatinin ardından nasıl Müslüman olduğunu, Meksika’da Müslümanların durumunu ve Türkiye hakkındaki düşüncelerini konuştuk.

Rabbim Zihnimi, Kalbimi Kur’ân’la Süsledi

Moğolistan’dan gelen ve Türkiye’de Hüdâyî Kursu’nda önce talebelik yapan, daha sonra da hâfızlığını tamamlayan (Khabalkhan) Asemgül, Moğolistan-Türkiye hattında geçen huzur yolculuğunu bizlere anlatıyor.

İslâm’ı Kabul Ettiysen Onu Yaşamalısın!

Patricia Kata, Macaristanlı, yirmi yaşında bir üniversite öğren­cisi… Okulunu bitirdiğinde Özel Eğitim Uzmanı olup Down Send­romlu ve genetik hastalıklı öğrenci ve çocuklara hizmet edecek, inşallah… Onurla taşıdığı başörtüsünün içinde, öyle edeple ve mâsumâne bakıyor ki sanki yeni Müslüman değil de hep korunarak büyümüş bir genç kız gibi… Onun hidâyet öyküsü, insanın çevresi ne kadar kötü olursa olsun, istediğinde Allâh’ı bulma ve O’nun emir­lerini yapma hususunda kişinin kendi irade ve isteğinin çok daha uygun bir faktör olduğunu gösteriyor. Buyurun, Patricia’nın İslâm’a doğru yaptığı yolculuğa şâhid olmaya…

Akıl, Vahyin Yardımına Muhtaç!

Felsefî düşünce mahsullerinin bütünüyle yanlış olduğu söylenemez. Zira filozoflar da hayat ve kâinâtı müşâhede, muhâkeme ve tefekkür edişlerindeki isabetleri ölçüsünde, bâzı doğrulara da ulaşabilmektedirler.