İnsan, vahyin muhtevâsında yaşadığı zaman, fazîlet ve güzel ahlâk semâsının zirvelerine çıkabilirken, bunun zıddına ilâhî hakîkatlere sırt çevirdiğinde ise zulüm ve rezâlet bataklığının denâetine düşebilmektedir.
Aile huzurunu baltalayan, saâdete gölge düşüren temel sebeplerden biri de memnuniyetsizliktir. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde bu mesele net bir şekilde ele alınmıştır.
Modern hayatın alıp götürdüğü değerlerimizden biri olan annelik, kapitalizmin dişlileri arasında emek kurbanı ediliyor. Bugün birçok anne kendisini iş hayatının içerisinde buluyor. Bu da kendisini hem yoruyor hem de ailesinden, evinden uzaklaştırıyor. Kaybettiğimiz annelik duygularımızı yeşertmek için püf noktaları...
Genç TV’nin en sevilen içeriklerinden olan "Hatırası Aziz İnsanlar" serisinde Kemalettin Altıntaş Amca müminlerin sigortasını anlatıyor.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz kısa zamanda dünyada hiçbir kralın ulaşamayacağı derecede imkânlara kavuştuğu, insanlara ideal bir rehber olarak kalplerini fethettiği hâlde, ayaklarının altına serilen bu büyük dünya nîmetlerinin hiçbirine iltifat etmedi. Eski mütevâzı yaşayışına devam etti.
Nakşîlikte sohbet ve ictimâîleşmek esastır. Bu sebeple, tek başına tenha bir yerde halvete girmek değil, zâhiren kalabalıklar içinde olunsa bile, kalben Hak Teâlâ ile halvet hâlini sürdürebilmek daha makbûl görülmüştür. Yani “kesrette vahdet” hâline ulaşabilmek tavsiye edilmiştir.
Altınoluk Dergisi bu ayki kapağı Kur’ân-ı Kerim'den dokuz ayetle "Ümmet İçin Rabbani Çerçeve" başlığını taşıyor.
Allah dostlarının, insanların rûh ve kalbine tesir maksadıyla kullandıkları en mühim vâsıtalardan biri olan sohbet ve zikir meclisleri, ilâhî rahmet, huzur, rûhâniyet ve feyzin sağanak sağanak yağdığı dünyadaki cennet bahçeleridir. Zira nefsini tezkiye, kalbini tasfiye etmiş bir kimsenin sözlerinde, yaşadığı hâlin duyguları yüklüdür. Bu duygularla ve ihlâsla söylenen sözler, muhâtabın kulağından kalbine yol bularak, hayırlı tesirler hâsıl eder ve ebedî saâdete vesîle olur.
İslâm toplumu bir vücut gibidir; bir uzvun hastalığının bütün vücudu rahatsız etmesi gibi, bir Müslümanın başına gelen belâ ve musibetleri, bütün Müslümanlar kendilerine dert edinmelidir.
Kemalettin Altıntaş Amca'nın Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri ile tanışma hikayesi...