İslâm; ilâhî tâlîmatların, ilâhî emir ve yasakların tamamıdır. İslâm; hayatın bir kısmında tatbik edilip, bir kısmında unutulmamalıdır. İslâm, camiye hapsedilmemelidir. İslâm sadece zâhirî ibadetleri îfâ edip, sadece zâhirî haramlardan kaçınmaktan ibâret zannedilmemelidir.
Yüzakı Dergisi'nin yeni sayısı çıktı.
Altınoluk Dergisi 391. sayısında "Tarikat... Cemaat... Örgüt... DOĞRULAR YANLIŞLAR" kapağıyla okurlarına sesleniyor. Dosya üzerine İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile yapılan söyleşi dikkat çekiyor.
Endonezya'daki "Kur'an köyü", öğrencilere modern akademik ve hafızlık eğitimini harmanlayarak sunuyor.
Musa Topbaş (k.s.) Efendinin 1987 yılında Altınoluk Dergisi'nde yayınlanan "Cemiyet Hayatımızda 60 Yıllık Edep Farkı" yazısını sizler için alıntıladık.
Kur'an'da, İslâmî hayatı gerçekleştirmekle yükümlü kılınan varlık insandır. Çünkü o, Allah'ın buyurduğu ve Elçisinin duyurduğu İslami bir hayata çağrılmaktadır. Öyleyse insanın seçeceği ve gerçekleştireceği hayat, Hazret-i Peygamber'in (s.a.v.) emanet bıraktığı İslâmî hayat olmalıdır.
Dinde aslı olmayan bir şeyin sonradan ortaya konulması, dinimizde “bid’at” diye adlandırılır. Esasen bir çok âyet-i kerime ve sahih hadis, bu veciz kelâmda ifadesini bulmuştur. Hz. Peygamber, hadisleriyle, dinde haddi aşıp ileri gidenlerin aşırılıklarını, bâtıl yollara sapıp dini tahrif edenlerin tahrifatını din olarak kabul etmemek gerektiğine dikkatimizi çekmektedir.
Hazreti Selman -radıyallahu anhanın- hikmetli sözleri...
Haramlardan sakınmanın birinci kâidesi, onlara yaklaşmamaktır.
Kelime olarak “güzel son” anlamına gelen “hüsn-i hâtime”, ıstılah mânâsıyla, son nefeste rûhunu Allâh’a îman etmiş bir kul olarak teslim etmek demektir. Peygamberimiz (s.a.v.) hüsn-i hâtimenin nasıl olacağını “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle diriltilirsiniz!..” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, V, 663 hadisiyle anlatıyor.