Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼi tanımak ve anlamak; Hakk’a kullukta en mühim basamaktır. O’nu anlamadan, O’nu tanımadan, O’nun izinden gitmeden ve O’nun gönül dokusundan hisse almadan; ne îmânımız tam bir îman olur, ne Kur’ân’ı tam olarak idrâk edebiliriz, ne de kulluğumuz tam bir kulluk olur…
Biz burada, Allah’ın indirdiği apaçık hükümleri düne ait görüp çağın şartlarına uygun görmeyen ve bu sebeple farklı yorumlar yaparak, kendinin ya da birilerinin hevâsına uygun hale dönüştürme eylemine soyunan, tarihselci ve modernist kimselerin tahrif hareketlerine dikkat çekeceğiz. Belki bu çizgideki kimseler, kendilerinin ifsâd değil ıslah ehli olduklarını da söylüyor ve hatta öyle de inanıyorlardır.
İslam’ın bizden istediği, iyi niyetini muhafaza eden, hüsn-i zan duyguları içinde olmayı başarabilen; dedikodu, gıybet, yalan, kıskançlık, tecessüs, riyâ, kibir gibi kalbî hastalıklardan uzak durmaya çalışan, ideal ve ahlaklı bir insan portresidir.
İlâhî sır ve hikmetlerden nasîb alabilmek, nefsânî arzulardan sıyrılıp “hiçlik” hâline varabildikten sonra başlar. Bunun içindir ki tasavvufun gâyesi de; ilâhî kudret, azamet ve saltanat karşısında, kulun kendi âcizliğini idrâk ederek Rabbine tam bir teslîmiyetle itaat etmesidir.
Ehl-i sünnet akidesinin savunucularından olan Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, günümüzde bazı çevrelerde İslâm’ı anlayıp yaşamak için Kur’ân’ın yeterli olduğu, dolayısıyla sünnet’e/hadîse lüzum olmadığı söyleniyor. Bu hususta neler söylemek istersiniz?" sorusunu cevapladı.
Selmân -radıyallâhu anh-, samimî, mütevâzı ve geçim ehli bir Hak dostu idi. Kimseye külfeti olmazdı. Son derece mahviyet sahibiydi. Başta Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- olmak üzere bütün ashâb-ı kirâm, Selmân -radıyallâhu anh-’ın Allâh’a kulluğundaki vecd, heyecan ve huşû hâline imrenmişlerdir.
Manevi sohbetlerin hayatımıza yaptığı 6 tesiri sizler için derledik.
İlk emir “Oku!” olduğuna göre, bana öyle geliyor ki, yevm-i mahşerde, hesap gününde ilk sual de “okudun mu?” olacaktır. Okuma, düşünme, hissetme meziyetlerinden mahrum isen temel misyonunu nasıl idrak edeceksin?
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan “Hediyem Kur’an Olsun” projesi kapsamında, kişi ve kurumlara Kur’an-ı Kerim hediye edilecek.
Felsefî düşünce mahsullerinin bütünüyle yanlış olduğu söylenemez. Zira filozoflar da hayat ve kâinâtı müşâhede, muhâkeme ve tefekkür edişlerindeki isabetleri ölçüsünde, bâzı doğrulara da ulaşabilmektedirler.