Şahsî meselelerde affetme fazîletini gösteremeyip kin ve intikam gütmek, kâmil mü’minlere aslâ yakışmaz. Mü’mine düşen, kusurlu insana karşı gazap yerine merhamet duygusuyla dolu olmaktır. Günahkâra, sürüklendiği günahtan dolayı acıma hissiyle mukābele etmek, îmanda kemâle ermenin bir ifâdesidir. Zira kâmil mü’minler, kusur işleyen bir mü’mine karşı -o kusur kendilerine karşı işlenmiş olsa dahî- bir doktorun hastasına muâmelesi gibi bir tavır sergilerler.
Ağır bir hücum karşısındayız. Sadece şehirlerimizi, düğünlerimizi, karakollarımızı ve caddelerimizi bombalamıyorlar; bizi biz yapan inanç esaslarımıza ve fikir dünyamızın temellerine de büyük bir taarruz var. Hattâ kelimelerimize, mefhumlarımıza ve onların zihinlerimizdeki karşılıklarına büyük bir saldırı var.
Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına ermek istiyorsak, evvelâ O’nun hakkımızdaki takdîrine râzı olmayı bilmeliyiz. Rabb'imizle huzur bulmalı, O’nun beraberlik ve dostluğuyla mutmain bir gönle kavuşmalıyız.
Büyüklerimiz "Vatansız iman, imansız vatan olmaz" der. Peki İslam'da vatan ve millet sevgisinin yeri ve önemi nedir?
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, uğrunda nice canların verildiği mukaddes emanetlere sahip çıkmamız için geyret sarfetmemiz gerektiğini vurguluyor.
Dünya hayatında insanın istikbâline tesir edecek en mühim müessirler nelerdir?
Dr. Murat Kaya, İslam'ın en önemli ve en büyük iki temel kaynağını açıklıyor...
Ebu’l-Hasan Harakani Hazretlerinin hikmetli sözlerinden birkaçı...
Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa namıyla tanınan Hızır Reis'in hayatı, denizler üzerinde cihad etmekle geçti.