“Harama bakış, iblisin zehirli oklarından bir oktur. Her kim Allah korkusu sebebiyle onu terk ederse, Yüce Allah bu davranışına karşılık ona, kalbinde tadını hissedeceği bir îman (lezzeti) bahşeder.” (Hâkim, IV, 349/7875; Heysemî, VIII, 63)]
Sâliha kadının alâmetleri; güzelliğinin Allah korkusu, zenginliğinin kanaat, süs ve ziynetinin iffet olmasıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yürürken gerekmedikçe etrafına bakınmaz, umûmiyetle ayaklarının ucuna bakarak, sanki yokuştan iniyormuş gibi serî ve vakarlı yürürlerdi.
İffet: Ahlâkî temizlik, namus, ırz. Doğruluk anlamlarına gelmektedir.
Bir Müslüman, peygamberlerin fetânet (kalbe bağlı akıl, firâset ve basîret) sıfatından hisse alıp, akıl nîmetini en verimli bir şekilde kullanmalıdır. Kime, neyi, ne zaman, nerede ve nasıl söyleyeceğini ve ne şekilde davranacağını bilmelidir.
Nikâh, peygamberlerin yolu, Rasûlullah’ın sünneti, neslin baharı, erkek ve kadının şeref ve edebi, nâmus ve iffetin kalesi, insan soyunun hayvanlardan imtiyâzı, yani üstünlüğüdür.
Ahlâk; huylar, beşerî davranışlar demek. İnsanın yaratılıştan gelen veya sonradan eğitimle kazandığı ruh halleri demek. Güzel ahlâk ise, mezmûm olan huy ve davranışları terbiye ile izâle ederek övülenleri kuşanmak demek…
Karşılığında cennet vaad edilen 6 şey: Doğru konuşmak, vaadini yerine getirmek, emanete sahip çıkıp güvenilir olmak, iffeti korumak, gözleri haramdan korumak, elleri haramdan uzak tutmak.
Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerîm’de mü’min veya kâfir çeşitli insanların isimlerini zikreder. Bu insanlar içerisinde ismi doğrudan zikredilen tek hanım, Hazret-i Meryem’dir.
İffet, yeme içme ve şehevî arzular husûsunda ölçülü olmak, aşırı ve süflî arzuları bastırıp dinin ve aklın emri altına almak sûretiyle faziletli bir hayat yaşamaktır.