Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sindeki hikâye üzerinden günümüzde ideal insan ihtiyacı, ahlâkî çöküş ve gerçek insan arayışının manevî anlamı etkileyici bir şekilde anlatılıyor.
Peygamberimizin (s.a.v) yetiştirdiği ideal insanlara örnekler nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
İdeal insan nasıl olunur? Asr-ı Saadet’ten ideal insan örneği.
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
İslam’ın bizden istediği, iyi niyetini muhafaza eden, hüsn-i zan duyguları içinde olmayı başarabilen; dedikodu, gıybet, yalan, kıskançlık, tecessüs, riyâ, kibir gibi kalbî hastalıklardan uzak durmaya çalışan, ideal ve ahlaklı bir insan portresidir.
İslam'da ve tarihin her sahnesinde gayretlerin çoğunun ideal insanı yetiştirmek üzere olduğu görülmektedir. Efendimizin (s.a.v) en büyük mucizesinin aslında yetiştirdiği nice vasfıklı ve keyfiyetli, her sözü ve ameli ile tarihe söz olmuş sahabi efendilerimizdir. Bu sebebiyetle günümüzde de ülkeleri ve toplumları ihya edecek tek şey yetişmiş insanıdır.
“Din, vatan, bayrak ve milletin korunması, ancak fedâkâr bir gençliğin yetişmesine bağlıdır.” (Mûsâ Topbaş -rahmetullâhi aleyh-)
Yaratan’ın bizden nasıl bir hayat istediğini bilmemek, İslam’ın hayatımızdaki alanını daraltıyor. Başka ölçülere göre yaşarken “Hâlâ Müslüman kaldığımızı” düşünmeye başlıyoruz. Bunun tedavisi, hayatımızın bütün alanlarına ilişkin “Fıkh”ı öğrenmektir.
İstikbâle dâir en doğru yatırım, kaliteli ve ideal insanlar yetiştirmektir. Bunu hesap edemeyen toplumlar, müthiş bir felâketin eşiğine sürüklenirler. Bu sebeple hem kendi istikâmetimizi ıslah ve ihyâ edebilmek, hem de bize zimmetli olan din kardeşlerimizin istikâmet üzere yaşamasına yardımcı olmak, en mühim vazifelerimizdendir.
Yüzakı Dergisi, Aralık [2015] sayısında; ümmet olarak, millet olarak ideal mânâda «adam olamayışımız»ın sebeplerini masaya yatırıyor.