huzur

Flörtte Üçüncü Kişi Şeytandır

Ayet-i kerimede “Zina etmeyin” denilmeyip de “zinaya yaklaşmayın” buyurulması dikkat çekicidir. Buna göre yalnız zina değil, kişiyi zina etmeye sevk eden yollarda yasaklanmıştır. Esasen bir kere bu yollara tevessül edildikten, yani insanı zina etmeye zorlayan ve cinsi arzuları kabartan bir ortama girdikten sonra, artık, bu arzuların baskısı karşısında iradenin gücü oldukça yetersiz kalır ve zinadan korunmak son derece güçleşir. İnsanın bu psikolojik zafını dikkate alan Kur’an-ı Kerim, prensip olarak insanı kötülüklere sevk edici sebepleri ortadan kaldırmayı amaçlar.

Neden Hep Müslümanlar Zulüm Altında?

Geçen günlerde bir dersimizde, Peygamber Efendimiz ve ashâbının nasıl işkencelere mâruz kaldığı konusunu işlerken, bir öğrencim dayanamayarak ayağa kalktı ve: “Hocam, ben dayanamıyorum, anlayamıyorum… Neden eskiden beri hep müslümanlar çile çekiyor? Neden hep müslümanlar zulüm altında? Neden hep müslümanlar fakir?! Düşündükçe çıldıracak gibi oluyorum…” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Yaşadığımız Manevi Huzursuzlukların Sebebi

Maalesef günümüzde, mahremiyet hassasiyetinin zaafa uğradığı, daha ziyade varlıklı kimselerin çağrılıp fakir-fukarânın unutulduğu, âdeta israf çılgınlığına ve güç gösterisine dönüşen ve bir kıyafet defilesini andıran merasimlere sıkça rastlanmaktadır. Bunlar ise ilâhî rahmeti uzaklaştırıp gazabı üzerine çeken manzaralardır.

Manevi Sohbetlere Düzenli Devam Etmenin Önemi

Tasavvuf yoluna samimiyet ve gayretle giren kişinin ahlâkı güzelleşir, kendisinde güzel huylar tecellî eder. Ancak bunlar da, evrâdını büyük bir feyz ve huzur içinde yapıp, mânevî sohbetlere düzenli olarak devam etmekle elde edilir.

Hak Katında Makbul Olan Zikir

Hak katında makbul olan zikir de; sözde değil, özde zikirdir. Yani kālden hâle ve amele intikâl eden zikirdir. Kişinin şahsiyet ve karakterinde tesirleri görülen, sâlih amellerle teʼyid edilen zikirdir.

İnsanlar Sağlam Karakterlere Hayran Olur

İstikbâle dâir en doğru yatırım, kaliteli ve ideal insanlar yetiştirmektir. Bunu hesap edemeyen toplumlar, müthiş bir felâketin eşiğine sürüklenirler. Bu sebeple hem kendi istikâmetimizi ıslah ve ihyâ edebilmek, hem de bize zimmetli olan din kardeşlerimizin istikâmet üzere yaşamasına yardımcı olmak, en mühim vazifelerimizdendir.

Hiçbir Şeyin Fayda Vermeyeceği O Gün

"Hiçbir şeyin fayda vermeyeceği o gün"de senden altın ve gümüş isteneceğini sanma!.. O gün, tek geçer akçe, Allâh’ın huzuruna takdim edilen, selîm (arınmış) bir kalptir.

Çocuklarınızı Yetiştirirken Dikkat Edeceğiniz Hususlar

Günümüzde televizyon, internet, moda bağımlılığı bir tiryâkilik hâlinde. Moda; âvâre bir taklit hastalığıdır. Kandırmaca reklâmlar, modanın maskara bir vâsıtasıdır. Müʼmin, bu tuzaklara düşmemelidir. Müʼmin, zamâne modalarıyla irâdesini şekillendiren bir robot olmamalıdır. Zira İslâmʼda ahmaklığa yer yoktur.

Kalbimiz Nasıl Huzur Bulur?

Bilmelidir ki; nefsânî menfaat ve arzular; rûhumuza serpilen zehirlerdir. Her biri mânevî hayâtımıza vurulan zincirler mesâbesindedir. İlâhî ahlâka da ancak bu nefsânî zincirler koparıldıktan sonra ulaşılabilir.

Toplumda Huzur ve Saadetin Şartı

Mevlâna Mesnevî'de “Harîslerin, yani Dünya’yı çok sevenlerin göz testileri hiç dolmaz. Sadef de kanaat edici olmayınca, içi inci ile dolmaz.” (c.1, 21) diyerek bize ne anlatıyor?