Nefis, Allah için hizmet etmenin ve faydalı olmanın tadını aldığı vakit, “Canlar canını buldum, kovanım yağma olsun!” diyen güzele benzer de herkes gibi düşünmeyi ve bakmayı bırakıp hâdiseleri başka bir boyuttan seyreder. Yorumları ve değerlendirmeleri farklılaşır. Çoğu insanın acâyip karşılayacağı işler yapar. Belki de bu sebeple birçok velî, halk tarafından deli addedilmiştir.
Allah dostları, yalnızların yanıbaşında, mâtemlerin civârında bulunarak kimsesizlerin kimsesi olurlar.
Zekât, sadaka ve infak, varlıklı insanların servetlerine aldanarak azgınlaşmasına ve muhtaçların zenginlere karşı kin ve haset gibi menfî duygulara kapılmasına mânî olur. Böylece ictimâî hayatı korur, fertleri birbirine kardeşlik ve muhabbetle bağlar. Zenginlerle fakirler arasındaki mesafeyi asgarîye indirir. Neticede fakirlerin sayısı yok denecek kadar azalarak, yoksulluk ve çaresizlik sebebiyle meydana gelen birçok tatsız hâdisenin önüne geçilmiş olur.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, yıl boyunca ihtiyaç sahiplerini Hüdayi sofrasına buyur ediyor. Evliya Çelebi'nin anlatımıyla padişahların ardınca yürüdüğü Aziz Mahmud Hüdayi'nin 400 yıllık geleneği, 30 yıl önce kurulan Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı çatısı altında bugün Üsküdar'dan 40 ülkeye yayılıyor.
Sultan 2. Murad Han ile devrin büyük mânâ sultanlarından olan Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin görüşme ve mükâlemeleri, rivâyetlere göre şöyle olmuştur...
İnsanın her şeyden evvel kendi üzerinde hakkı vardır. Sonra âile efrâdı, daha sonra ise akrabâ ve yakınları gelir. Mîras hukukunda da aynı yakınlık ve hak sırasına riâyet edilmiştir.
Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu, umrede Hilton'dan Kabe'ye yaşadığı yolculuğu anlatıyor.
"Ramazan bize ne vermeli?” sorusunun cevabını bulmak için, Ramazan’a girerken çıkışta neye, nereye ulaşmak istediğimizin farkında olmamız lâzım.
AA'nın Senegal'de görüntülediği, "Dara" adı verilen Kur'an kurslarında imkansızlıklar içinde eğitim almaya çalışan Afrikalı yetimlere, Türkiye'deki hayırseverlerden yardım eli uzandı.