Rabbimizden bir talepte bulunmadan evvel istiğfar ederek günahlardan temizlenmeli ve dualarımızın kabul edileceği bir kalbî kıvama yükselmeliyiz.
Dünyaya gelen her insan, bir ebediyet yolcusudur. Nasıl ki uzun bir yolculuğa çıkacak olanlar kendilerine yol azığı tedârik ederlerse, Hakʼtan gelip yine Oʼna dönecek olan insanoğlu da bu ebediyet yolculuğu için hazırlanmak ve kendisine âhiret azığı biriktirmek mecbûriyetindedir.
Muhabbet istîdâdı, Rabbimizʼin kullarına bahşettiği en büyük nîmetlerdendir. Fakat bütün nîmetler gibi muhabbet de mühim bir imtihan mevzuudur. Bu bakımdan muhabbeti, dostluğun hakîkatine ermiş gönüllerde kullanmak îcâb eder.
Lâğım fâresi, gıdâsını lâğımdan aldığı gibi; sefih insanlar da sefâletlerini saâdet zannederler. Sefâlete alıştıkları için kendilerini gerçek saâdete ulaştıracak vesîlelerden inatla kaçarlar.
Müʼminin Hakkʼa vuslat yolculuğunda en mühim vâsıtası, yaratılışından gelen bu muhabbet istîdâdıdır.
Uğruna nice kavgaların yaşandığı dünya nîmetleri de, hakîkatte içi boş bir ceviz gibidir. İnsan, fânî hayat uykusundan ecel îkâzıyla uyanınca, onun ne kadar kısa, geçici ve boş olduğunu anlayacaktır. Bu fânî âlemde bir hiç uğruna katlandığı meşakkatler için pişman olacaktır.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleminden Şah-ı Nakşibend Hazretlerini anlatan kitap Erkam Yayınları'ndan çıktı.
Din kardeşlerinin ziyaretleşmeleri, birbirlerini arayıp hâl-hatır sormaları, küçük şeylerle de olsa hediyeleşmeleri, sıkıntı ve sevinçlerini paylaşmaları; hem Hakkʼın rızâsına hem de kardeşlik, dostluk ve muhabbet bağlarının kuvvetlenmesine vesîle olur.
Hak Teâlâ’nın biz kullarından istediği, dâimâ kendisiyle olan bir kalb-i selîmdir.
Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin duâsını tavsiye ettiği Veysel Karanî Hazretleri'nin mübarek duâsı...