“Geliştiren ve Özgürleştiren Liderler”in ortak özelliklerinden biri de, işlerini etrafına emirler yağdırmak ya da peş peşe talimatlar yayınlamak suretiyle değil, çok konuşarak da değil; aksine az konuşarak, şahsiyet ve beden dillerini konuşturarak yürütmeleridir.
Geliştiren liderler, zamanı, zemini ve muhatapların anlık durumlarını dahi gözetebilen basiret ve firâset sahibi kimselerdir.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in Ensar’a olan vefasını anlatan örnek.
Liderlik, bir bakıma başkalarının hayatına yön verebilme becerisidir. Böyle bir kimsenin en önemli vasfı, hiç şüphesiz öncelikle kendi hayatını organize etmede yani “Kişisel Organizasyon”unda başarılı olmasıdır. Zira kendini bile yönetmekten âciz kimselerin “Geliştiren ve Özgürleştiren Lider” olması düşünülemeyecektir.
Paylaşamayan, ikram edemeyen, başarı ve itibar dağıtamayan önderlikler, bereketli liderler doğuramazlar.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, "sâdıklarla beraber olmanın" ehemmiyetine dâir, Sami Efendi Hazretlerinin sohbetlerinde anlattığı bir hâdiseyi bizlere naklediyor.
“Geliştiren ve Özgürleştiren Liderler”in en temel özelliklerinden birisi, hem güvenilir olmaları ve hem de takımına güvenebilmeleridir.
Liderlik, ekibi canlı tutabilme becerisine sahip olabilmeyi gerektirir. Bunun yolu da ekip elemanlarına gösterilen yakın ilgiden geçer.
İnsanın varlığına, fikirlerine, kabiliyet ve becerilerine saygı göstermek, onu geliştirmenin temelidir. Bu bakımdan geliştiren liderlikte hiçbir insan küçük görülmez.