Kimine göre de dünyadaki hasene, imandır, salih ameldir, güzel ahlaktır, faydalı ilimdir, helal kazançtır, hayırlı eş ve evlattır. Ahiretteki hasene ise afiyettir, cennet ve cennetteki nimetlerdir.
Secdeyle İslam dini kemale erer; cehaletten arınmakla, ahiretin farkına bu dünyada varılır. Secde, bize ahireti bu dünyada yaşatır.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yeni kitabı "Mekteb-i Âlem KÂİNAT, KUR’ÂN VE İNSAN" çıktı.
Efendimiz (s.a.v.); “Allahım, dünyayı sen nasıl görüyorsan, bana da öyle göster.” diye dua eden bir adamı görünce; “Öyle söyleme!” diyerek onu ikaz ediyor ve “ Allahım! Dünyayı bana, salih kullarına gösterdiğin gibi göster.” şeklinde dua etmesini istiyor. Bu günkü soru şu olmalı; “Dünyevî addedilen işlerde yönümüz ne kadar salih kullardan yana? Bakışlarımız, duyuşumuz onlarla ne derece örtüşüyor?”
İnsan sorgulamalıdır. Sorgulamayan insan köleleşmeye mahkûmdur. Her insan “Ben bu dünyaya neden geldim? Bu âlemdeki gelip geçici misafirliğimin hikmeti nedir sorularını kendi kendine yöneltmelidir. Sorgulanmamış ve cevabı verilmemiş bir hayatın gerçekliği yoktur. Böyle bir hayat karşılıksız çek gibidir.
Allâh’ın murâdı, dünyanın tamamıyla harap olması, ehl-i dünyanın tamamen ehl-i âhiret olması değildir. Kıyâmete kadar halkın kiminin sâlih, kiminin fâsık, kiminin uyanık, kiminin gâfil olması, ilâhî hikmet gereğidir. Bu sebeple hakikatin hikmetine âşinâ olanlar, bu konuda sözün yularını çekerler.
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Kepler Uzay Teleskobu'nun uzayda bin 284 gezegen bulduğu bildirildi.
Süpernova olarak adlandırılan büyük yıldız patlamalarının, son birkaç milyon yılda Dünya'yı radyasyonla yıkadığı bildirildi.
Suriye'deki iç savaşın mağdur ettiği binlerce çocuktan sadece ikisi olan 4 yaşındaki Mutasım Ceddu ile Halid Hakki, evlerinin yakınlarına düşen varil bombaları nedeniyle konuşma ve duyma yetilerini kaybetti.
İnsanın kulluk sınavı için hayat ve ölüm gerçeğini yaratan ve ona “En güzel amel ve davranışı ortaya koyma” hedefi gösteren [1] Yüce Rabbimiz, “En güzeli ortaya koyanlara en güzel karşılık (hüsnâ) ve daha fazlasını” ikram edeceğini de müjdelemiştir [2].