İslâm dini, son hak din olduğu için hak dinin temel prensipleri kesin bir şekilde ortaya konarak, zamana ve mekana göre değişebilecek nitelikte hükümler, ilim adamlarının içtihatlarına bırakılmıştır. Müslümanlığın kıyamete kadar sürmesini ve her asırda hak din niteliğini devam ettirmesini sağlayan da bu niteliğidir.
Çocuklar, ana-baba elinde birer emânettir. Çocukların saf ve temiz kalbleri bir cevherdir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa ne ekilirse onun meyvesi alınır. Bu yüzden anne ve baba çocuklarının terbiyesinden sorumludur.
Fransa İslam Konseyi (CFCM), Charlie Hebdo terör saldırısının birinci yılında ülkedeki cami ve mescitlerin vatandaşların ziyaretine açılacağını duyurdu.
İslam diğer tahrif edilmiş dinlerde olduğu gibi sadece Allah ile insan arasındaki ilişkileri düzenlemekle kalmaz ayrıca insanlar arasındaki ilişkileri de en ince ayrıntısına kadar tertib eder. Bu ilişkiler o kadar net ortaya konmuştur ki dünyanın neresine gidersek gidelim mesela müslüman çocuklar babalarına isimleri ile hitap etmez, onlar karşısında yan gelip yatmazlar. Anneler el üstünde tutulur, yaşlılara saygı, çocuklara sevgi gösterilir.
Huzur ve Sekînet Limanı ÂİLEMİZ, Ömer Faruk Demireşik'in kaleminden Erkam Yayınları etiketiyle çıktı.
Gambiya Devlet Başkanı Yahya Jammeh, "kaderi Allah'ın ellerinde olan ülkesinin, bugünden itibaren İslam devleti olduğunu" açıkladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu haftaki Cuma Hutbesi'nde "Dünya-ahiret dengesi" anlatılıyor.
Bizim Bahçe, Aralık sayısında çocukları umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Modern toplumlarda insanlar kafalarını kaldırıp hidayet nuruna bakmak yerine, başlarını önüne eğip ellerinde taşıdıklarına, telefonlarına bakıyorlar, beyinleri yıkanıyor. Bilinçleri ve hisleri işgal altına alındı. Gerçek budur ki; dünya bizi narkotize etti, uyuşturdu. Kör, sağır ve duyarsız olduk. Bugün acil bir şekilde harekete geçmek lâzım. Şiddetli tedaviler lazım... Yazar Rabia Brodbeck, günümüz Müslümanlarının problemleri ışığında gerçek sorularımıza yönelmeye davet ediyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sahnede Yahudi karşıtı şakalar yaptığı için para cezasına mahkûm olan Fransız komedyen M’Bala'nın itirazını reddetti. Mahkeme, “eğlencenin sahne şovu adı altında soykırımı inkâra yönelik siyasi faaliyete dönüştüğü” yargısına vardı.