Yavuz Sultan Selîm Han, yapılan hatâ ve gâfilâne hareketlere karşı son derece celâlli bir pâdişahtı. Ancak bu celâli de, cemâli gibi şerîat dâiresi içinde eriyip yok olmuştu.
Yavuz, Sultan Selim mâlûm ve meşhur celâdetine rağmen, aynı zamanda çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Devletin bekàsı için kardeşi Korkut’u bertaraf etmeye mecbur kalmış ve ardından şu sözleri söylemişti...
Şan ve şeref dolu bir tarih ile yüce bir mîras bırakıp da bizleri âbâd eden Osmanlı’yı, âdeta bugünleri düşünerek «kardeş ve evlât katli»ne zorlayan şartlar nelerdi?
Türkiye/Suriye sınırının PKK/PYD kontrolüne geçmesi Türkiye’nin Suriye ile bağlantısının tamamen kesilmesi demek... Bölgedeki bu yeni oluşumun PKK/PYD desteği ile Türkiye içine yönelme ihtimali demek…“Kuzey koridoru”nun yaşayabilmesi için Türkiye’de iç karışıklık çıkartma ihtimali demek… Kuzey Irak’ın ve Kürtlerin Türkiye’ye olan bağlılığının azaltılması demek...
Sultan 2. Murad Han ile devrin büyük mânâ sultanlarından olan Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin görüşme ve mükâlemeleri, rivâyetlere göre şöyle olmuştur...
Tarihte irili ufaklı birçok devlet gelip geçti ama varlığını asırlardır devam ettirebilen devletler pek azdır. Bunun en önemli sırrı ise sadece askeri başarılarla değil, medeniyet olarak da varlığı kabul ettirmektir.
Yıldırım Bâyezîd ile Emîr Sultan Hazretleri’nin çok ibretlik karşılaşmaları.
Osmanlı pâdişahlarının üçüncüsü olan 1. Murad Han (1326-1389), Anadolu'da sükûn ve huzuru kısa zamanda sağladıktan sonra istikametini Rumeli'ye çevirmiş ve Haçlılarla savaşarak tarihin akışını değiştirmiştir.
İsrail’e karşı boykotu savunan “Boykot, Tecrit, Yaptırım” hareketi üyesi İsrailli Verdi, “Uluslararası toplum, İsrail’i askeri ve ekonomik olarak desteklemekten vazgeçmeli" dedi.