Toplumu sınıflara bölme anlamındaki “kast sistemi”, gelenek olarak her toplumda yok gibi görünse de zihinlerden böyle bir bakış açısını silmek zordur. Bu, ancak tam bir İslâm terbiyesi ve kulluk şuuru ile izale edilebilir. Makamı yükselse de kulluğu unutmayan Hz. Ömer'in örnekliği bu anlamda ibretliktir.
Seyyid Tâha’l-Hakkârî Hazretleri, talebelerinden kimseyi ihmâl etmez, herkesin hâlini hatırını sorardı. Kimin bir sıkıntısı varsa hemen gidermeye gayret ederdi. Sıla-i rahime ehemmiyet verir, muhtaçların ihtiyaçlarını karşılardı.
Biz kendimizi içinde bulunduğumuz gafletten, tembellikten kurtarmadan Kudüs düşmandan kurtarılamayacaktır. Haydin hak yolunda seferberliğe, nemelazımcılığa, uyuşukluğa, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesine savaş açmağa, Kudüs ile yeniden dirilmeğe!
Hak dostlarının müstesnâ halleri, birer îsar örneğidir. Öndekiler, böyle zâhidâne bir hayat yaşarlar ise etraflarını hayra teşvik etmeleri hem kolay ve hem de daha etkili olur.
Allah Teâlâ’nın râzı olduğu yolda yürümek isteyen devlet adamına Emîr Külâl Hazretleri, takvâdan ve adâletten aslâ ayrılmamasını söylüyor.
Akşemsettin Hazretleri'nin huzuruna çıkıp kendisini dervişliğe kabul etmesini söyleyen Fatih Sultan Mehmet neden tekkeye kabul edilmedi? Akşemsettin Hazretleri Fatih'e ne öğütlerde bulundu? İşte cevapları...
Ebû Ali Fârmedî Hazretleri, hak ve hakîkati tatlı ve hoş bir lisân ile tebliğ ederdi. Bilhassa idârecilerin hatâlarını nâzik bir üslûpla düzelterek onları irşâd ederdi. Onun feyizli irşadlarına nâil olanlardan biri de, Nizâmiye medreselerini tesis eden meşhur Selçuklu vezîri Nizâmülmülk idi.
Hindistan fatihi büyük sultan Gazneli Mahmut'un Ebû’l-Hasan Harakani Hazretleri’ni ziyaretinde kendisine verdiği nasihatler.
İslam, devlet dinidir, disiplindir, nizamdır. Sabır ve ilkelere bağlılık, en yüksek düzeyde herkesten çok yöneticilere düşmektedir. Câhillerin cefâsına sabır, kendisini Allah’a karşı sorumlu hissetmekle mümkündür.
Cenâb-ı Allah, ilmi ve âlimi aziz kılmıştır. Allah’ın aziz kıldığını izzetli tutanı da Yüce Mevlâ aziz kılar. İşte bu sebepledir ki ne zaman devlet erkânı, ilmi ve âlimi üstün tutmuşlar ise devletleri de yücelmiş ve iktidarları dâim olmuştur.