Cenâb-ı Hakk

Kullukta En Selametli Yol

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼi tanımak ve anlamak; Hakk’a kullukta en mühim basamaktır. O’nu anlamadan, O’nu tanımadan, O’nun izinden gitmeden ve O’nun gönül dokusundan hisse almadan; ne îmânımız tam bir îman olur, ne Kur’ân’ı tam olarak idrâk edebiliriz, ne de kulluğumuz tam bir kulluk olur…

Bütün İlâhî Kitapların Özü: Lâ İlâhe İllâllâh

İlâhî Kitaplar Cenâb-ı Hakk’ın kelâm sıfatının beşer kelâmı ve idrâkine in’ikâsıdır.

“Allah” Deyince Aklınıza Ne Geliyor?

İnsan için Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ını idrâk etmek mümkün değildir. Zira beşerî ilmin yolu, havâss-ı hamse/beş duyu, akıl ve kalptir. Bütün bu idrak kâbiliyetlerinin kudreti ise sınırlıdır. Kudret ve selâhiyeti sınırlı olan bir vâsıtayla da Bâkî, Mutlak, Ezelî ve Ebedî olan bir varlık kavranamaz. Mahdut olan vâsıtayla olan idrak, ancak mahdut olarak gerçekleşebilir.

Kitâb-ı Kâinât Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm, kelimeli bir cihan; kâinat ise kelimesiz bir Kur’ân’dır. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, kalbi olanlar için derin bir tefekkür ufkudur. Yerin-göğün lisanıdır. Ruhlara bereket ve rûhâniyet hazinesidir. İnsana ithaf edilen bir beyan mûcizesidir. Hakk’ın kullarına armağanıdır.

Muhabbet Nimetini Nasıl Kullanmalıyız?

Sevgide ölçü nedir? Sevgiyi kime yöneltmeli ve nasıl kullanmalıyız?

Neml Sûresindeki Tefekkür İzleri

Neml Sûresinde, Kur’ân’ın hikmet sahibi ve her şeyi bilen Cenâb-ı Hak tarafından gönderildiği îzah edilir. Allah Teâlâ’nın kudretinin büyüklüğü, şânının yüceliği, Peygamber’ine lûtfettiği mûcize ve yardımların, her türlü tasavvurun üzerinde bir ulviyyete sahip olduğu anlatılır.