Muhabbet ve dostluk, müştereklikten kaynaklanır. Cenâb-ı Hak cömert olduğu için, kulunun da cömert olmasından hoşlanır. Öyle ki kulunun bu fazîleti hürmetine, onun beşeriyet îcâbı düşmekten kurtulamadığı bâzı hatâ ve kusurlarını da affeder.
HZ. Ebubekir Efendimiz zamanının birçoğunu Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yanında geçirir, öğrendiği ibadetleri bir bir hayatında tatbik ederdi. İşte Hz. Ebubekir (r.a.) ibadet aşkı...
Feraset, bir şeyi dikkat ve teemmül ile, isâbetle idrak etmek mânâsına gelen “teferrüs”ten isimdir.
Ebû İdris el-Havlânî, Peygamber Efendimiz vefât ettiğinde dört yaşındaydı. Bu sebeple sahâbî olma bahtiyarlığını kıl payı kaçırmıştı. Büyük tâbiîlerin önde gelen âlimlerinden olan Ebû İdris, Suriye’de yaşadığı bir olayı şöyle anlatır:
Bir insanın Allah’a açılan en kutsal kapısı kalp kapısı, en kutsal pencere kalp penceresidir. İnsan için burası gönül evi, can evidir. Çünkü; gönüllerin ve zihinlerin derinliklerinde görülmeyen, bilinmeyen nice derin izler, derin manalar ve derin düşünceler vardır.