Müslüman mütevazı, alçak gönüllü, kardeşlerini sever ve değer verir, her işini ve sözünü ihlas ve samimiyet açısından değerlendirir, kalp kırmaz, gönül incitmez olur.
Namaz en çok sana lazım evlat! Dua en çok sana lazım. Sanma ki yaşlanınca durulur Allah’ın huzuruna. Sanma ki, eller titremeye başladığında duaya kalkar. Sanma ki, hastaların, ayağı sürçenlerin, yere düşenlerin, ezilenlerin işidir Yaratan’a yönelmek. Sen hele bir bak, namazla buluştuğunda nasıl bir insansın. Yüreğini Rabbine yönelttiğinde içinde nasıl bir yükseliş hissedersin, nasıl bir güçle donanırsın. Nasıl başka insan olursun.
Ortadoğu’nun ve daha genel anlamda İslam dünyasının içler açısı durumu tahlil edilirken altı en çok çizilen hususlardan biridir anti demokratik yönetimlerin mevcudiyeti. Sırtını halkına değil başka odaklara dayayan Ortadoğu yönetimleri, ülkelerinin ve bölgenin istikrarsızlığının, emperyalist çevrelerle birlikte en önemli müsebbibi olarak zikredilir.
Altınoluk Dergisi, 380. sayısı "Gençlere Namaz Çağrısı" kapağıyla çıktı. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin “Ebediyet Yolculuğu” isimli kitabı.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) duasına mazhar olmuş, “Temizlik imanın yarısıdır…” hadisinin ravisi ve Uhud gazisi olan Hâris bin Âsım el-Eş’arî’nin (r.a.) hayatından ibret dolu satırlar…
Neyi arıyorsun? Sana lazım olan nedir? Bütün hırslarınla ardından koştuğun, gönül dünyanı altüst ettiğin, uğruna kendini unuttuğun şey nedir? Neyin peşindesin? Sana yeterli olan belli olduğu halde bu doyumsuzluk, bu hırs neden?
Kur’ân-ı Kerim’in her âyeti, bir ışık, bir nûr, bir hidâyet kaynağıdır. Ancak bazı âyetler ve bazı sûreler vardır ki, onların ayrı bir güzelliği, üstünlüğü ve fazileti vardır. Fatiha ve Yâsin Sûreleri, Ayetü’l-Kürsî, Âmenerrâsûlü gibi. Bu yazımızda gönüllere ümit ve ferahlık serpen bazı âyetlerden söz edeceğiz.
Hayır nâmına ne varsa, geciktirme de vakitlice et! Kalk artık kalk! Oturup durduğun o kapı önünden kalk! Eline süpürgeni al da artık kendi tozunu süpürmeye, kendi çöpünü atmaya, kendi kokularını güzelleştirmeye başla!
Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri Kur’an-ı Kerim’de buyurur: «Muhakkak, Allah ve melekleri, peygamber üzerine salât ederler. Ey imân şerefiyle müşerref olan kullarım! Siz de ona salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.» (Ahzâb Sûresi 56)
Resûlullah’ın (s.a.v.) sünnetini uygulamak, İslâm’ın varlığını ve ilerlemesini korumak demektir. Sünnetin terki ise, İslâm’ın çökmesidir. Sünnet, İslâm binasını tutan çelik iskelet idi. Sen, herhangi bir binanın iskeletini yok edince, kâğıttan bir baraka gibi onun çökmesine şaşar mısın?