Muhâsebe, insanın yaratılış gâyesi doğrultusunda kendisini hesâba çekmesidir. Bir işe başlamadan, bir adımı atmadan, bir sözü söylemeden önce sonunu hesab ederek hareket etmek, sonradan duyacağımız pişmanlık ve yanlış anlaşılmalara önceden mânî olmaktır.
Sami Efendi aşısı almış bir mühtedi; Zahid Barsamoğlu... Cildi zikirden yumuşamış. 93 yaşında ama yüzünde bir tane kırışıklık yok. Mütebessim bir çehre, ışıl ışıl aydınlık bir sima. Ahmet Topbaş ve Selman Tan’ın Zahid Barsamoğlu ile yaptığı röportaj, Altınoluk Dergisi’nin Şubat sayısında yayınladı. İşte o feyz dolu sohbet.
Topal bacağıyla cennete yürüyen Amr bin Cemûh (r.a.) kimdir? Amr bin Cemûh’un (r.a.) hayatı, şehidlik arzusu ve ibret dolu dönüşümüyle nasıl örnek oldu?
Ahlâk; huylar, beşerî davranışlar demek. İnsanın yaratılıştan gelen veya sonradan eğitimle kazandığı ruh halleri demek. Güzel ahlâk ise, mezmûm olan huy ve davranışları terbiye ile izâle ederek övülenleri kuşanmak demek…
Nihâyetsiz nimet ve ihsanlarıyla kullarına rahmet ve inayetini gösteren Yüce Rabbimiz, özellikle değerini takdir etmekte insanlığın çoğu zaman âciz kalacağı nimetlerini ve sırlarla dolu kâinât âyetlerini “Andolsun ki…” diyerek yeminli ifadelerle kullarına takdim eder ve onların sırlarla dolu hakikatlerine dair işâretler verir.
“Ben Müslümanlardanım” ikrarı, ümmet fertleri için etnik ve her terlü gurupsal farklılıkların üstünde ve önünde “buluşma noktası”dır. Önemli olan bu noktadaki birlikteliği, bir başka ifade ile din kardeşliğini öteki beraberliklerin de ancak kendisiyle anlam ve değer kazandığı asıl fazilet ve gerçek olarak içselleştirip öylece yaşamaya çalışmaktır. Ümmet olarak bütünleşmenin başlangıç adımı ve yapısal özelliği bu olsa gerektir.
Sufilere göre Allah’a giden yol olan seyr u süluka girmek ancak niyeti düzgün, ihlaslı insanlara fayda verir. Niyeti bozuk olan bir salik yıllarca manevi terbiye alsa da, kendisinde istenilen kemalat hasıl olmaz.
Ramazan ayındaki ibadet heyecanımız, rikkat halimiz Şevval ayı ile azalabilir ama kaybolmamalıdır. Ramazan etkisi kaybedilmiş bir aya dönüşmemelidir. İyi mü’min sürekli kalan mü’mindir. İyi oruç, etkisi sürekli olabilen oruçtur.
Ramazan-ı şerif gibi bir bereket ve rahmet ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde, gönlümüze doğan hayırlı niyetlerin, hem korunması ve hem de onların amellerle devamının ve kalıcılığının sağlanması, büyük bir ehemmiyet arzetmektedir.
Kur’ân-ı Kerîm, nüzûlü tarihinden kıyamete kadar insanlığı irşâd edecek hidâyet rehberi. Bu itibarla her âyeti, dikkatle değerlendirmek durumundayız. Ahkâm âyetleri gibi, ahlâkî erdemleri işâret edenleri de, mücmeli ve mufassalı da, tarihî misâlleri de bizim için aynı derecede üzerinde durup düşünmeye değer.