Bu dünyaya; eğlenmeye, sadece yiyip içip istirahat etmeye gelmedik. Peki insan neden yaratıldı? Dünyaya geliş gayemiz nedir?
Allah’a kulluğu hürriyet, nefse esâreti gerçek kölelik olarak yo-rumlayan tasavvufî anlayışın dînî temelleri var mıdır? Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz kısaca cevaplıyor...
Vahiyle başlayan iletişime, itaat ve ibadetle cevap vermek...
Allah rızası için yapılan her bir iyiliğin fazileti nedir?
Allah'a (c.c) kulluğun en güzel belirtisi nedir? Allah'a karşı güzel bir kul olmak için üzerimize düşen vazifeler nelerdir?
Maddî mânevî yükselmek çok çalışmakla olur. İnsan çalışması kadar derece kazanır, böylece Allâh’a kulluk vazifesi de her türlü çalışmada kendini gösterir.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) "İnsanların Allah Teâlâ’ya en sevgili olanı, insanlara en faydalı olanıdır. Amellerin Allâh’a en sevgili olanı ise, bir müslümanın kalbine sürûr vermen, onu sevindirmen veya bir sıkıntısını defetmen veya borcunu ödeyivermen veya açlığını gidermendir." buyuruyor.
Allah (cc), insana kıymet verdi ve O'nu eşrefi mahlûkat olarak yarattı. Fakat insan bunun kıymetini bilmez ise mahzun olacaktır. Peki kıymet bilmeyenlerin akıbeti ne olacak?
Selmân -radıyallâhu anh-, samimî, mütevâzı ve geçim ehli bir Hak dostu idi. Kimseye külfeti olmazdı. Son derece mahviyet sahibiydi. Başta Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- olmak üzere bütün ashâb-ı kirâm, Selmân -radıyallâhu anh-’ın Allâh’a kulluğundaki vecd, heyecan ve huşû hâline imrenmişlerdir.
Allah'a ne zaman bir kul olacağız? Sözde değil, bir fiil yaşayarak, yaşatarak ve anlatarak. Bizlere bir ömür bahşeden ve sayısız nimetler ile onurlandıran Rabbimize şükür gerekmez mi? O bizleri eşref-i mahlûkat olarak yaratırken biz O'na layık bir kul olma çabasında mıyız?